"YENİ AB STRATEJİMİZİ OCAK 2010'DA MECLİSE VE HÜKÜMETE SUNACAĞIZ"
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği bütçesini Plan ve Bütçe Komisyonu'na sundu. Bağış, sunumunda hükümetin 2009 yılında da tam üyelik konusunda kararlı, ısrarlı ve planlı hamlelerle ciddi ilerlemeler kaydettiğini söyledi.
AB Genel Sekreterliği olarak önümüzdeki dönemde çalışmaları yeni ve güncel bir strateji çerçevesinde devam ettirmeyi hedeflediklerini kaydeden Bağış, yeni stratejinin 4 platform üzerinde kurulu olduğunu söyledi.
Bağış, birinci platformun, mevcut müzakere sürecinin resmi platformun devamının sağlanmasını, ikinci platformun, 2010-2013 yıllarında yapılacak çalışmaların yıllık bazda takvimlendirilmesini, üçüncü platformun, siyasi kriterler ve reformları, dördüncü platformun ise çok güçlü bir iletişim stratejisini içerdiğini kaydetti.
Bağış, "Yeni AB stratejimizi Ocak 2010 ayında yüce meclisimize ve hükümetimize sunmayı öngörüyoruz" dedi.
Türkiye'yi Avrupa'ya Avrupa'yı da Türkiye'ye anlatmayı amaçlayan Avrupa Birliği İletişim Stratejisi (ABİS) Çerçeve Taslağının hazırlandığını kaydeden Bağış, ABİS veritabanı ve web sitesinin hazırlandığını belirtti.
AB Genel Sekreterliği'nin logosunun değiştirildiğini anımsatan Bağış, yeni logo ile "Türkiye'nin AB'ye yük olmaya değil, yük almaya geldiği, sağladığı katkı ölçüsünde de AB'yi dönüştüreceği mesajı verilmektedir. Bizim çalışmalarımızın temelinde de zaten bu felsefe yatmaktadır." dedi.
Türkiye'nin AB yolculuğunun Türk halkının akılcı seçimi olduğunu ve tam üyelik hedefiyle çıkılan bu yolda başka bir seçeneğin mümkün olmadığını tekrarlayan Bağış, 11 fasılda müzakerelerin açıldığını hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti:
"Nitekim AB sürecinin olumlu etkisiyle Türkiye, etkileyici bir değişim ve dönüşüm süreci yaşamaktadır. Vatandaşlarımızın sahip oldukları bireysel hak ve özgürlüklerin kapsamı genişletilmiştir. Ekonomik alandaki reformlarımız istikrar ve refah getirmiş ve Türkiye'nin yabancı sermaye açısından dünyanın sayılı çekim merkezleri arasına girmesini sağlamıştır.Müzakere sürecinin kendine özgü bazı zorlukları vardır ve olacaktır. Sürece sağduyu hakim olduğu müddetçe tüm bu sorunlar aşılacaktır. AB'nin son genişleme dalgasının gerektirdiği bazı kurumsal ve siyasi reformları gerçekleştirememesi ve küresel krizin yarattığı baskının da etkisiyle, yeni bir genişleme sürecine yoğunlaşamamış olması Türkiye'nin üyeliği ile ilgili tartışmaları artırmıştır. Ancak Türkiye, kazan-kazan ilkesi çerçevesinde müzakere sürecini başarıya ulaştıracak güç, birikim, heyecan ve iradeye sahiptir.
Bağış, anketlere göre, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yüzde 60'ının Türkiye'nin AB üyesi olmasını istediğini söyledi.
Bağış, Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin bütçesinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi sırasında yöneltilen soru ve eleştirileri yanıtladı.
Müzakerelerin ucunun açık olduğuna ilişkin eleştirileri yanıtlarken Bağış, şunları söyledi:
"Günümüzde artık Katolik evliliklerinin de ucu açık. Biz de Türkiye'nin müzakereleri bitirdiği gün üye olacağının garantisini veremeyiz. Belki Türk halkı da gidilecek olan bir referandumda Norveç halkı gibi üye olmamaktan yana bir tercih ortaya koyabilir. Zaten müzakerelere başlayıp da bitiremeyen bir ülke yok, 'Türkiye de istisna olmamalı' diyoruz. Türkiye'nin de bu standartları yakalaması gerekir. Türkiye için önemli olan sonuçtan çok, süreçtir. Bu süreçte Türkiye her geçen gün daha demokratikleşiyor, daha zenginleşiyor, hukukun üstünlüğü daha çok yer almaya başlıyor, insan haklarına daha duyarlı bir ülke olma yolunda önemli adımlar atılıyor. Bunu mutlaka sürdürmeliyiz."
AB'nin teröristbaşının serbest bırakılmasını ve Ermeni soykırımı iddialarının kabul edilmesini istediği gibi bir durumun olmadığını belirten Bağış, çok ciddi bir bilgi kirlenmesi yaşandığını kaydetti.
Bağış, müzakerelerin açılmasıyla birlikte gelen yabancı sermayenin arttığını belirterek, "Bu çerçevede AB'yi bir devlet politikası olarak gördüğümüzü vurguluyorum. Ama tabi ki vazgeçilmez bir proje değildir. Türkiye'nin itibarı hiç bir şeyden daha az önemli değildir. Türkiye'nin itibarını hiç bir şekilde ezdirmeyiz. Ülkemizin çıkarları aleyhine hiç bir zaman taviz verilmemiştir. Ne mensubu olduğum partinin iktidarı döneminde ne de bizden önceki partiler döneminde Türkiye'nin çıkarları konusunda taviz verilmemiştir" diye konuştu.
Egemen Bağış, AB ilerleme raporunda, Atatürk'e hakaretle ilgili cezalar hakkında bilgiler yer aldığını belirtti. Bağış, "Atatürk hepimizin ortak değeridir. Hiç kimsenin Atatürk'ümüze hakaret etmesine izin vermeyiz, hiç bir milletvekili ve vatandaşımız da vermez. Ama bunun rapora daha net bir şekilde yazılması gerekirdi" diye konuştu.
Bağış, Gümrük Birliğinde bazı sorunların olduğunu kabul ettiğini ifade ederek, bu nedenle AB Genel Sekreterliğinde AB hukuk birimi kurduklarını kaydetti.
AB Genel Sekreterliği'nin 2010 yılı bütçesi kabul edildi.Kaynak: AA



