"DOĞUNUN EN BATIDAKİ PARÇASI OLAN TÜRKİYE AYNI ZAMANDA BATININ DA EN DOĞUDAKİ PARÇASIDIR"
Brüksel'deki Crans Montana Forumu'nda konuşan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin konumuna uygun olarak yüzyıllar boyunca farklı din ve kültürlere kucak açan, barış içinde yaşatan bir kesişme noktasında olduğuna dikkati çekerek, Avrupa'da Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkanların yersiz endişe duyduklarını belirtti.
Bağış, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkan çevrelerin neden endişe ettiklerinin sorulması üzerine "Bence birinci neden ekonomik. Farklı gerekçeler arkasına saklanıyorlar ama AB'nin bazı kurucu üyeleri 70 milyonluk genç ve dinamik bir milletin AB'ye girmesini istemiyor. Çünkü Avrupa Parlamentosu'nda onlardan daha fazla koltuğumuz olacağı için, AB bütçesinde ya da karar alma süreçlerinde daha fazla söz hakkımız olacak.
İkinci endişe konusu din ve kültür. İnsanlar genelde bilmediklerinden korkar. Maalesef Batılılar, Doğuluları gerektiği kadar tanımıyor. Doğunun en batıdaki parçası olan Türkiye aynı zamanda batının da en doğudaki parçası" diye konuştu.
AB'de 20 milyon Müslümanın yaşadığını ve bunların yaklaşık 6 milyonunun Türk kökenli olduğunu hatırlatan Bağış, şunları kaydetti:
"Son Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Almanya'da oylarını en fazla artıran parti olan Yeşillerin eşbaşkanı bir Türk ise Hollanda'da Sosyalistlerin listesinin ikinci sırasındaki bir Türk kadınıysa ve eğer Bulgaristan'ı Avrupa Parlamentosu'nda temsil eden üyelerin 2'si Türk kökenliyse biz zaten AB'deyiz. Geri dönmüyoruz. Türkler, bin yıldan daha uzun süre hep Batıya yönelmiştir. Orta Asya'dan gelip Viyana'ya kadar gittik. Yön değiştirip Brüksel'e yöneldik. Geliyoruz ve güçlüyüz."
Başmüzakereci Bağış, Türkiye'nin, AB ve doğusundaki ülkelerle ilişkilerinin birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğunu ifade etti.
Egemen Bağış, "Türkiye'nin üyelik süreci hem AB'nin hem Türkiye'nin çıkarına. Bu nedenle sürdürmeye kararlıyız. Buna direnen çevreler hem benim ülkemde hem de AB'de mevcut. Türkiye'de AB üyeliğine direnenler ülkenin geçmişte olduğu gibi soyguncular tarafından yönetilmesini istiyor. AB'de direnç gösterenler ise Türkiye gibi genç ve dinamik bir milletin AB'de hak ettiği yeri almasını istemiyor" dedi.
Bakan Bağış, KKTC'ye doğrudan ticaret tüzüğünü engelleyen Kıbrıs Rum kesiminin "kekin tamamını yemek istediğini" belirterek "Sen kuzeyden en güzel portakalları alıp yiyorsun, Hollandalı, İngiliz, Belçikalı neden yiyemesin?" diye sordu.
Kaynak: AA


