TÜRKİYE, ARTIK BÜTÜN ULUSLARARASI BUHRANLARDA ARA BULUCU
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Forum İstanbul 2009 kapsamında düzenlenen "Küresel Kriz ve Avrupa Birliği" oturumunda yaptığı konuşmada, Avrupa'nın karşı karşıya kaldığı iklim değişikliği, enerji kaynaklarıyla ilgili sıkıntılar, demografik yapısındaki değişiklikler, küresel aktör olma ihtiyacı gibi sorunlara, son krizin etkisi eklendiği zaman, Avrupa'da ciddi tedirginlik başladığını dile getirerek; "Bir yandan da Türkiye'nin Avrupa'ya olası katkılarını düşündüğümüz zaman, Türkiye ile Avrupa'nın entegrasyonu ilişkisinin nasıl bir kazan-kazan formülü üzerine dayalı olduğu, daha net bir şekilde ortaya çıkıyor" dedi.
Türkiye'nin, Avrupa'nın dördüncü en büyük iş gücüne sahip olduğunu kaydeden Bağış, ekonomik olarak Türkiye'nin istikrarlı bir yapıda bulunmasının, bu buhranlı dönemde çok önemli olduğunu vurguladı.
Bağış, Renault'nun geçtiğimiz yıl içerisinde dünyadaki birçok tesisinde zarar ederken, Romanya ve Türkiye'deki tesislerinin kar ettiğini aktardı.
Bu dönemde bankacılık sektörünün dinamizminin de çok önemli olduğunu ifade eden Bağış, "Türkiye'deki bankacılık sektörü 2008 sonu itibariyle 12 milyar doların üzerinde net karla kapadı yılı. Bu sene için de her ne kadar reel sektöre acı çektirerek de yapsalar, bankalarımızın istikrarı açısından, finans piyasalarının istikrarı açısından Avrupa standartlarının çok üzerinde olduğumuz kesin" diye konuştu.
AB ve Türk firmaları arasındaki dayanışmada artış gözlendiğinin ve otomotiv, üretim, bankacılık, telekomünikasyon ve ulaşım gibi birçok sektörde Türk ve AB pazarları arasında ciddi bir dayanışma bulunduğunun altını çizen Bağış, Türkiye'nin kendi bölgesinde bir güç olmasının, AB için de çok önemli olduğunu söyledi.
Bağış, bölgede Türkiye'nin ağırlığının her geçen gün hissedildiğine işaret ederek, "Sadece ekonomik açıdan değil, siyasal olarak da hissediliyor. Bugün Türkiye, bölgesindeki bütün buhranlarda ara bulucu olarak ilk çağrılan ülkelerden bir tanesi" dedi.
Dünyanın enerji kaynaklarına ve enerji ihtiyacı içindeki ülkelere bakıldığında Türkiye'nin çok doğal bir köprü olduğunun görüldüğünü ifade eden Bağış, Türkiyesiz bir enerji çözümünü, sahici görmediğini belirtti.
Bağış, bugün Avrupa'nın ve Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı sorunlar ile önümüzdeki 30 yıl içerisinde karşı karşıya kalma ihtimali olan sorunlar listesi çıkarılsa, bu sorunların yüzde 80'inin, Türkiye ile AB'nin entegrasyonu sürecinde ortadan kalkacağının görüldüğünü söyledi.
Artık Avrupa kurumlarında Türkiye'nin varlığının gerçek olduğunu dile getiren Bağış, AB dışındaki bütün Avrupa kurumlarında Türkiye'nin karar mekanizmalarında bulunduğunu kaydetti.
Türkiye'nin müzakerelere başladığını, bugüne kadar başlayan her ülke gibi Türkiye'nin de müzakerelerini bitireceğini vurgulayan Bağış, Türkiye'nin sadece Avrupa'nın ekonomisinin yanı sıra siyasetine, kültürüne, sanatına, akademik dünyasına her açıdan önemli katkılarda bulunacağını vurguladı.
Bağış, Türkiye'nin, müzakerelerini bitirdiği gün çok daha farklı bir ülke olacağının altını çizerek, önlerinde yapmaları gereken reformlar bulunduğunu, yargı reformu yapmaları gerektiğini, yolsuzlukla mücadele için uğraşmaları gerektiğini, kamu denetçiliğini kurmaları gerektiğini, yeni Anayasa yapmak gerektiğini anlattı ve "Türkiye'nin bu süreçteki başarı kriteri açtığı fasıllar falan değil, Türkiye'nin başarı kriteri, yaptığı reformlardır" dedi.
Kaynak: AA


