BU ÜLKEDE İKİ DEĞİL, ÇOK DİL VAR
NTV'de yayınlanan "Artı" programına katılan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Banu Güven'in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
İki dil tartışmalarına ilişkin bir soru üzerine Bağış, Türkiye'de konuşulan bir çok dil bulunduğunu ancak tek resmi dilin olduğunu, bunu değiştirmenin gündemlerinde yer almadığını söyledi.
Egemen Bağış, şöyle konuştu:
"Bu ülkede iki dil değil, çok dil var; isteyen Lazca, isteyen Çerkezce, isteyen kuş dili konuşuyor, kimse kimseye karışmıyor ama bu ülkenin tek bir resmi dili vardır. O da anayasa ile belirlenmiş bir resmi dildir. Resmi dili değiştirmek hiçbir ülkenin gündeminde olmadığı gibi bizim gündemimizde de yoktur. Artık öyle beklentisi olan bir halk da yoktur."
Bağış, tabelaların resmi dilde yazılmaması konusunda ise tabelanın sivil toplum kuruluşunun ya da belediyenin tabelası olup olmadığının önemli olduğunu ifade etti. Eğer devletin bir parçasıysa bunun anayasal bir altyapısı ve kanunu olması gerektiğini dile getiren Bağış, "O kanun çıkmadan böyle bir şey yapması o kanunu çiğnemek olur, bu da makul değil" dedi.
Egemen Bağış, köy isimlerinin değiştirilmesiyle ilgili soruya "Bazı yerlerde köyün adını Kürtçe adına dönüştürmek istiyorlar, biz buna sıcak bakıyoruz. O köyün adıdır. Türkçe harflerle yazılır ama Kürtçe adına dönebilir ama Türkiye'de benim Kürt kardeşlerimin de bir özerklik beklentisi olduğuna inanmıyorum, onların hastane, okul, havalimanı gibi çok daha gerçek beklentileri var" yanıtını verdi.
Kendisine yönelik yumurtalı protesto gösterileriyle ilgili gösterdiği tepkiye ilişkin bir soru üzerine Bağış, daha evvel siyasi protestolara maruz kaldığını belirterek, "Ama yumurta atma demokratik bir hak değil, o bir saldırı. Kime olursa olsun, muhalefetteki bir siyasiye de olsa herhangi bir yöneticiye de olsa aynı tepkinin gösterilmesi gerekir" dedi.
"Ceketi kirlendi diye dava açtığı" yönünde yanlış bir intiba olduğunu söyleyen Bağış, kendisinin dava açmadığını, polis şikayetçi olup olmadığını sorunca, kanunlara aykırı bir iş yapıldığı için şikayetçi olduğunu ifade ettiğini anlattı.
Bağış, şikayetinden vazgeçmeyi düşünüp düşünmeyeceğine ilişkin soruyu "Kesinlikle düşünüyorum. Tek bir beklentim var. O genç kardeşim 'hata ettim' desin, başkalarına örnek olmasın" şeklinde yanıt verdi.
Bir başka soru üzerine Güney Kıbrıs Rum Kesiminde oynanan Apoel-Karşıyaka basketbol maçında çıkan olaylarla ilgili olarak izlenimlerini anlatan Bağış, o gece Başbakan Erdoğan'ın telefonu ile olaydan haberdar olduğunu, Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak ile iletişime geçtiğini ve diplomasi camiası ile telefon trafiği başlattıklarını, diğer yandan Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun BM'yi devreye sokmak için harekete geçtiğini söyledi.
Rum yönetimi Türkiye'den gelen bir takımın böyle bir şeye maruz kalma ihtimali olduğunu bile bile gerekli önlemleri almadığını ifade eden Bağış, olay sonrası Yunanistan Dışişleri Bakanı ve AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komisyon üyesi Stephan Füle ile görüştüğünü anlattı.
Egemen Bağış, spordan da sorumlu olan Avrupa Komisyonu üyesi Androulla Vassiliou'ya da konuyla ilgili bir mektup gönderdiğini, AB üyesi bir ülkede böyle bir tedbirsizliğin eleştirisinin AB'den gelmesi gerektiğini dile getirdi.
Kaynak: AA


