BİZİM KIZIL ELMAMIZ VİYANA OLMUŞ. 3 KERE KUŞATMIŞIZ. HEP BATI’YA GİTMEYE ÇALIŞMIŞIZ
İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) bir ilke imza atarak okulun Batı Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne bağlı “Batı Platformu” adıyla yeni bir düşünce kuruluşunu (think tank) hayata geçirdi.
Açılışa katılan Egemen Bağış; "5 sene boyunca Türkiye’nin AB nezdindeki baş müzakereciliğini yürüttüm. Bu süreçte kendime sorduğu bir soru vardı; Biz gerçekten Batılı mıyız, Avrupalı mıyız? Benim kendi kendime geldiği sonuçta şu oldu. Biz ne Batılıyız ne Doğuluyuz. Ne Kuzeyliyiz ne de Güneyli. Tarih boyunca da hep bir geçiş noktası olmuşuz. İpek Yolu ticaretinden tutun, enerji kaynaklarına biz hep arz- talep arasında bir köprü olmuşuz. Ama tarihin belli kesimlerinde Doğulu kesimlerimiz öne çıkmış, belirli kesimlerinde Batılı yönümüz öne çıkmış. Bugün de aynı git-gelleri yaşıyoruz. Madem biz köprüyüz- coğrafya da bizi buna zorlamış- köprünün güçlü olabilmesi için 4 sağlam ayak üzerine kurulu olması gerek. Yani bizim Doğu- Batu- Kuzey- Güney ayaklarımızın güçlü olması gerek. Biri uğruna diğerini zayıf tutma lüksümüz olmamalı. Bir ayağı çürük olan köprüden kimse geçmek istemez. Türkiye’nin 50 yıla yakın bir süre sonra AB’den müzakere tarihi alabildiği bir dönem, İslam Konferansı Genel Örgütü Genel Sekreterliği’ne bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı seçildi. Görüldüğü gibi; Batı’da güçlü olduğunuz zaman Doğu’da da güçlü oluyorsunuz. Tarihimize de baktığımız da; biz Orta Asya’dan çıkmışız ama biz hep Batı’ya yönelmişiz. Bizim kızıl elmamız Viyana olmuş. 3 kere kuşatmışız. Hep Batı’ya gitmeye çalışmışız” dedi.
Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine de değinen Bağış konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz hep Avrupa’nın merkezi olan AB’ye girmeye çalışan bir ülkeyiz. Ama bunu yaparken Doğu’yu ihmal etme lüksümüz de yok. Çünkü bugün enerji kaynaklarına, zenginliğe baktığımız zaman göz ardı edemeyeceğiz değerlerin Hindistan’da, Çin’de, Afrika’da olduğunu görüyoruz. Türkiye bu zenginliği de göz ardı edemez" şeklinde konuştu.


