"AVRUPA'NIN SADECE BAZI IRKLARA YA DA DİNLERE AÇIK BİR SEÇKİNLER KULÜBÜ OLMAMASI GEREKTİĞİNİ HEPİMİZ BİLİYORUZ"
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa demokrasisinin içinde Türk ve Müslüman katılım olmadan çoğulculuk iddiasında bulunamayacağını belirterek, Avrupa'nın sadece bazı ırklara ya da dinlere açık bir seçkinler kulübü olmaması gerektiğini kaydetti.
Fransa Milli Günü dolayısıyla Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği'nde verilen resepsiyona hükümet adına katılan Bakan Bağış bir konuşma yaptı.
Dost Fransız halkının 14 Temmuz Milli Günü'nü en içten duygularıyla kutladığını söyleyen Bağış, 1483'te kurulan Türk-Fransız diplomatik ilişkisinin, Türkiye'nin en köklü ilişkilerinden biri olduğunu belirtti. Bağış, "Türk-Fransız ilişkileri, iki imparatorluğun ilişkisi olarak başlamıştır, iki güçlü cumhuriyetin, iki müttefik demokrasinin dostluk ilişkisi olarak sürmektedir" diyerek, Türk-Fransız ilişkilerinin komşular arası bir ilişki olduğunu kaydetti.
Bağış, daha sonra şöyle konuştu:
"Günümüzün küresel riskleri hem NATO gibi bir ittifakı zorunlu kılmakta, hem de izolasyondan uzak, dışlayıcı olmayan ve katılımcı birliktelikleri, çeşitliliği ve demokratik refahı gerekli kılmaktadır. Doğu ile Batı arasındaki günümüz güvenlik risklerine en büyük çözüm; Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye, sadece Doğu ile Batı arasında mimari anlamda bir köprü değil, bir 21. yüzyıl gerçekliğidir. Türkiye'ye 19. yüzyıl gözlükleriyle bakılması yanıltıcıdır."
Bağış, bugünkü küresel ekonomik kriz, Avrupa'nın enerji güvenliği, yasa dışı göçle mücadele, terörizmle savaş ve kültürler arası diyalog ve Avrupa ülkelerinde uyum gibi en temel meseleleri karşısında da Türkiye'nin yük almaya hazır olduğunu gösterdiğine işaret ederek, dün atılan Nabucco imzalarının Türkiye'nin üye olmadan dahi Avrupa'nın sorunlarını çözebildiğini bir kez daha ispatladığını kaydetti.
Bakan Bağış, şöyle devam etti:
"Siyasetçiler, gelip geçer. Ancak toplumlar güçlü hafızalara sahiptir. Toplumların hafızalarında ve tarihin hafızasında iyi yer edinmek, biz siyasilerin önceliği olmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak hedefimiz budur.
Avrupa'nın doğusu ve batısı birbirinden uzak değildir. Avrupa bir ada değildir. Avrupa'nın sadece bazı ırklara ya da dinlere açık bir seçkinler kulübü olmaması gerektiğini hepimiz biliyoruz. 1.5 milyarlık İslam dünyası, hem Asya'dan hem Orta Doğu'dan hem Afrika kıyılarından hem de Avrupa'nın dört bir yanından Türkiye'nin üyelik süreciyle ilgili gelişmeleri izlemektedir."
Bağış, çağdaş, demokratik ve laik bir Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğinde kararlı olduğunu vurgulayarak, artık sadece tam üyeliğin hem Türkiye hem Avrupa'nın hem de insanlığın yararına ne zaman ve nasıl gerçekleşebileceği üzerinde durduklarını bildirdi.Kaynak: AA


