TARİHİ FIRSATA "EVET"
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, son olarak 27 Temmuz 2010 tarihli Habertürk Gazetesi'nde yayımlanan periyodik makalesinde Anayasa Değişikliği Paketi ve Referandum sürecine değindi.
Bağış, makalesinde şu satırlara yer verdi:
12 Eylül'de yapılacak referandum, Türkiye'nin yakın tarihinde yaşanan acılarla yüzleşip, bu acılardan arınmak için olduğu kadar; ülkemizin gelecek tasavvuru açısından da kaçırılmaması gereken tarihi bir fırsattır.
Millet egemenliğinin gerçek anlamda hayata geçirilmesi, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" düsturunun hâkim kılınması için 12 Eylül 2010 tarihi, bir milat olacaktır.
12 Eylül referandumu, kendi milletini tehdit olarak gören, çobanın oyu ile kendi oyunun eşit olmasını hazmedemeyen zihniyete vurulacak son darbedir.
12 Eylül'de Türkiye, Mevlânâ'nın dediği gibi "Şimdi yeni şeyler söylemek lazım" diyeceği yeni bir güne adım atacaktır. Türk milleti bu ülkenin değerlerinin, genç beyinlerin nasıl bir hiç uğruna, boş bir dava uğruna birbirlerine düşürüldüğünü hiçbir zaman hatırından çıkarmadı.
Demokrasinin istisna olmasını, Türkiye'ye ve Türk milletine layık görülen olağanüstü koşulları milletimiz hiçbir zaman hak etmedi.
Öte yandan, anti demokratik girişimler karşısında milletin sessiz kaldığını düşünenler ve "milletin bize eli mahkûm" diyenler de sandıklar karşısında her zaman aciz ve yenik duruma düştüler.
12 Eylül 2010 tarihinde de Türkiye'yi 30 yıl öncesine döndürmek isteyenler sandık karşısında bir kez daha yenilgiye uğrayacaklardır.
Esasen şimdiden o günün sonuçlarını görüyorlar ve referandumda "hayır" çağrısı yaparken dahi içine düştükleri çelişkinin utancını yaşıyorlar.
Sokakların "evet" çağrılarını gördükçe kendilerinin siyasi akıbetinden endişe ediyorlar.
Şu an referanduma hayır çağrısı yapan siyasi çevrelerin bundan büyük bir pişmanlık yaşadıklarından artık kuşku duymuyoruz. Kendi tabanlarının sesine kulak vermeyenlerin bunun altında ezildiğini görüyoruz. Zira referandumda "evet" demek için bin bir sebep varken, "hayır" demek için tek bir sebep dahi olmadığını artık kendileri geç de olsa görmüş durumdalar.
Anayasa paketinde yer alan her bir maddenin Türkiye'ye ve Türk milletine bir hayrı dokunacağını yeni anladılar.
Nitekim "darbe Anayasasının izlerini silecek, özünü ve ruhunu tamamen ortadan kaldıracak unsurlar bu paket içerisinde var. Ağrı'nın, Edirne'nin, Erzurum'un, Diyarbakır'ın, Bitlis'in, Burdur'un, Türkiye'nin 81 vilayetinin sorunlarına çözüm bulacak maddeler Anayasa paketinde var. 72.5 milyon vatandaşımızın geleceğe daha güvenle bakmasını sağlayacak, sorunlarını köklü bir şekilde çözecek unsurlar bu paket içinde yer alıyor. Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirecek, 500 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaştıracak ve Avrupa Birliği üyelik sürecini hızlandıracak maddeler, referanduma sunulacak paketin de muhtevasını oluşturuyor.
Keza bu paketin özü Türkiye'nin istikrarını güçlendirmek ve ülkemizin demokratik standartlarını çok daha ileri seviyelere taşımak gibi bir vizyona dayanıyor.
O yüzden "evet"te hayırlar vardır. O yüzden "evet" demek için birçok sebebimiz vardır. O yüzden bütün özgüvenimizle ve gönül rahatlığıyla "evet" diyeceğiz.
12 Eylül günü demokrasiye "evet" diyeceğiz... Değişim ve gelişim iradesine "evet" diyeceğiz... Kalkınmaya, adil bir hukuk düzenine, eşitsizliklerin ortadan kalkmasına, işçi ve memurlarımızın daha çok hak elde etmesine "evet" diyeceğiz... Türkiye'nin AB standartlarını yakalamasına bir kez daha "evet" diyeceğiz. Ülkemizin "milli birlik ve kardeşliğinin" pekişmesine tek yürek olarak "evet" diyeceğiz.
Evet... Bir "evet" çok şeyi değiştirecek ve Türkiye'ye bambaşka ufuklar, yepyeni perspektifler kazandıracaktır. Milletimiz de bu ülkenin hayrına olacak hiçbir şeye "hayır" dememiştir.
Kaynak: AA


