• Dil : Türkçe
  • Dil : Türkçe

    İnovasyon, İstanbul ve Gençlik

    Geçtiğimiz hafta Türkiye İhracatçılar Meclisimizin Ekonomi Bakanlığımızın desteğiyle ve Cumhurbaşkanımızın himayesinde gerçekleştirdiği İnovasyon ve Girişimcilik haftası ülkemizin geleceğine yönelik umutlarımızı arttırdı. 
    Öncelikle Türkiye İhracatçılar Meclisine Türkiye’nin üretimine ve ihracatına yapmış oldukları katkılardan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Umarım bir 2023 yolunda Türkiye’nin bir ihracat cennetine dönüştüğünü hep birlikte gözlemleriz. TİM Başkanımız Mehmet Büyükekşi Bey’e gelenek haline getirdikleri Türkiye İnovasyon ve Girişimcilik Haftasını ülkemize kazandırdıkları için ayrıca teşekkür etmek istiyorum.
    Türkiye İnovasyon Haftası fikrine ilk günden itibaren büyük destek veren ve geçtiğimiz gün ebediyete uğurladığımız rahmetli Ibrahim Çağlar’ı da bu vesile ile bir kez daha minnet ve hasretle anıyorum.
    İstanbul bir dünya kozmopoliti olarak Roma, Bizans ve Osmanlı gibi  üç muhteşem İmparatorluğa başkentlik yapmış bir medeniyet ve inovasyon merkezidir. Sadece Galata semtinde fetih öncesinden kalma Arap Camii, Galata Mevlevihanesi, Saint Benoit Kilisesi, Neve Şalom Sinagogu, Osmanlı Bankası binası ve St. George Avusturya Okulu var. Bir karışındaki kardeşliği anlatmaya gücümüzün yetmeyeceği böyle bir şehrin tamamını nereyle kıyaslasak ona haksızlık etmemiş oluruz? O yüzden bizce İstanbul anlayana bir inovasyon dersidir.
    Bu kadim şehir İstanbul, fethedilirken sadece bir şehir fethedilmiyordu. İstanbul’un fethi aynı zamanda o güne kadar denenmemişin denendiği, yapılmamışın yapıldığı bir süreçti. Fatih Sultan Mehmet’in bu konudaki “İmkânın sınırını görmek için imkânsızı denemek lazım” sözü aslında o mantaliteyi ortaya koymaya yetiyor.
    Dünyanın o güne kadar gördüğü en büyük toplarla yıkılamaz denilen surların yıkıldığı, dünyada ilk defa bir makineye yağlı soğutma sisteminin  uygulandığı ve gemilerin karadan yürütüldüğü yerdir İstanbul. Öyle ki bu fetih dünyada bir çağın kapanıp diğerinin açılmasına neden oldu.
    Uğrunda çağların kapanıp açıldığı şehirde TIM gençlerin yaratıcılığını destekleyerek inovasyon haftasında ülkemize yeniçağlar açtırmayı hedefliyor.
    İnovasyon hızla değişen dünyada ülkelere, firmalara ve bireylere o hıza yetişmek için verilen kanatlardır. İnovasyon hayatlarımızda her gün giderek daha fazla yer tutmakla kalmıyor, akla gelen bütün sektörlerde de büyüme ve gelişme için bir katalizör oluşturuyor. Mevlana  demiş ya “aşka uçmayacaksan kanatların neye yarar?”
    Bundan birkaç yıl öncesine kadar networking ve inovasyon kavramları ne yazık ki Türkiye’ye de fersah fersah uzak kavramlardı. Türkiye yeniliksiz, inovasyonsuz, tek kürekli bir sandal gibi sadece yuvarlak daireler çizebileceğini anladı. Buradaki bir yanlış algıyı ortadan kaldırmak gerekiyor; her inovasyon bir icat olmasa da, her icat bir inovasyondur. 
    Peki, nedir inovasyon?
    İnovasyon en basit haliyle “ürünlerde, hizmetlerde ve süreçlerde katma değer yaratacak değişiklikleri ve yenilikleri gerçekleştirme” olarak tanımlanır. İnovasyonun hayatımızı kolaylaştırmasına bakarız. İnovasyonun gündelik yaşamımızla alakasına bakarız.
    Bunu söylerken ne mi kastediyorum? Örneğin 1876’daki icadından beri telefon hepimizin hayatında bir şekilde var. Ama günümüzde telefonun belki de en az kullanılan fonksiyonu arama yapmaktır. Müzik çalardan, anlık mesajlaşamaya kadar, navigasyon aletinden video oynatıcıya kadar telefonlar kapasite sınırlarını inovasyonla aştılar. Bugün normal bir akıllı telefon ile bankacılıktan, alışverişe onlarca günlük faaliyeti gerçekleştirebiliyorsunuz.
    Bir misal daha; bizim kültürümüzde de büyük yer tutan kahve yüzyıllardan beridir var. Kafe kültürü de ezelden beridir var, fakat iş ortamını ve kahve içme deneyimini birleştiren Starbucks bir inovasyon gerçekleştirdi. Bugün bu inovatif girişimin değeri milyar dolarla ifade ediliyor. İşte inovasyon budur.
    Ülke ve devlet olarak biz daima Türkiye’nin inovatif ve teknolojik geleceği olan gençlerimize yatırımı uygun gördük. Çünkü geleceği gerçekleştirecek, anı yakalayacak olan onlardır. Beşeri sermayeye yapılan yatırım, bir ülke için uzun vadede getiri sağlayacak en önemli yatırımdır. Çinli bir Filozofun binlerce sene önce ifade ettiği; “Planınız bir yıl içinse pirinç ekin, on yıl içinse ağaç dikin, yüzyıl içinse, insanları eğitin” bugün de özünden hiçbir şey kaybetmemiştir.
    Türkiye’nin en büyük hedeflerinden olan muasır medeniyetler seviyesine ancak ve ancak eğitimle ulaşılabileceğini biliyoruz. AB’ye giden süreçte de Türkiye’nin en büyük yardımcılarından biri inovasyona ve yeniliğe açık gençleri olacaktır.
    Elbette, yaratıcı fikrini yenilikçi bir ürün, hizmet veya sürece dönüştürebilmesi için azim, kararlılık, projelendirebilme gibi yeteneklerin de devreye girmesi gerekiyor. Azim ve kararlılık konusunda rüştümüzü milletçe 15 Temmuz gecesi ortaya koyduk. 
    Son yıllara gelinirken daha da inovasyon üreten bir ülke olmamızın en büyük engellerinden birisi de Türkiye’nin beyin göçüydü. Bu konuda İbn-i Sina çok realist bir şekilde ; “Bilim ve sanat takdir edilmedikleri yerden göç ederler” diyerek olayı bütün çıplaklığıyla ortaya koyar. Hatta Fatih Sultan Mehmet bu önemli olgunun farkındadır ve İstanbul’u fethettikten sonra ilk iş olarak orada bulunan esnaf, sanatkâr ve bilim adamlarına can ve mal güvenliği sağlayan ferman yayınlar. 
    İstiyoruz ki Türkiye kendi beyin ve kültür havuzundaki delikleri tıkadığı gibi geçmişte dışarıya taşan değerlerini de geri toplasın. Çünkü diğer her şey gibi beyin gücü de Türkiye’nin milli servetlerinden biridir, hatta belki de en önemlisidir. Bu yüzden beyin göçünü engelleyip, beyin gücüne odaklanmamız gerekiyor. 
    Son tahlilde Türkiye’nin onlarca üniversitesinden öğrenci ve öğretim üyesi arkadaşların Türkiye İnovasyon haftasına katıldığını görmek umutlarımı arttırdı. Unutmayalım ki, geleceği kucaklayan Türkiye’nin kilidi gençlerimizin beyinlerinde ve o kilidi açacak yegane anahtar inovasyondur.


    Kaynak: Sır Haber

    GÜNCEL

    Copyright © 2016 Egemen Bağış

    Brunsia Web Architects
      [Kod-Menu-List]
  • [Kod-Menu-0-Adi]
      [Kod-Menu-0-Alt]
  • [Kod-Menu-1-Adi]
      [Kod-Menu-1-Alt]
  • [Kod-Menu-2-Adi]
    • [Kod-Menu-List]
  • [Kod-Menu-0-Adi]
      [Kod-Menu-0-Alt]
  • [Kod-Menu-1-Adi]
      [Kod-Menu-1-Alt]
  • [Kod-Menu-2-Adi]
    • Menü
    • [Kod-Menu-List]
  • [Kod-Menu-0-Adi]
  • [Kod-Menu-0-Alt]
  • [Kod-Menu-1-Adi]
  • [Kod-Menu-1-Alt]
  • [Kod-Menu-2-Adi]
  • [Kod-Blog-Baslik]