"HEPİMİZ ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMAYA HAZIR OLMALIYIZ"
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Daha bugüne kadar bir kişi bile 'AB bize uymaz' demedi. Şimdi bu destek sözlerinin samimiyetini görmenin vakti geldi" dedi.
26. Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK) toplantısının açılışında konuşan Bağış, Türkiye'nin AB'ye ilk başvuruyu yaptığı 1950 yılından bu yana geçen 50 yılda gerek Türkiye'nin gerek Avrupa'nın hem bir takım önemli kazanımları elde ettiğini hem de çok stratejik hataları yaptığını söyledi.
Türkiye'de yaşanan darbeler, 'onlar ortak olur biz pazar oluruz" diye toplumun korkutulması, "Bu işin yolu Diyarbakır'dan geçer" diye hedef saptırılması gibi çok stratejik hatalar olduğunu ifade eden Bağış, bir yandan da AB'yi kendi kurduğu bir kuruluş olarak görerek, yavrusunu korur gibi "Bu 70 milyonluk nüfusun büyük çoğunluğu da Müslüman olan ülkeyi nasıl geciktiririm?" diye her gün şapkadan yeni bir tavşan çıkarma çabası içinde olan Avrupalı siyasileri de gördüklerini belirtti.
Bağış, "Karşılıklı hatalar olmuş. İşin zor tarafı bu sürecin 45'inci yılında Türkiye'nin müzakerelere başlamak için tarih almış olması. Bence en kritik dönüm noktası o. Şu anda Türkiye artık tam üyelik hedefine doğru hızla ilerleyen bir ülke" dedi.
Yavaşlama eleştirilerini getirenlerin, sürecin ilk 45 yılını da biraz değerlendirmeleri gerektiğini düşündüğünü vurgulayan Bağış, son 3-4 aylık süre içinde Türkiye'de AB çerçevesinde yapılan işlere bakıldığında önemli birtakım kazanımları gördüklerini belirtti.
Ulusal programda önümüzdeki 4 yıl boyunca Türkiye'nin neler yapılacağının tek tek yazıldığını anımsatan Bağış, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Ana Muhalefet Partisinin Genel Başkanının Brüksel'e giderek Türkiye'nin AB üyelik hedefinin arkasında durduklarını vurguladıklarını, AB Komisyonu yetkililerinin de Türkiye'nin tam üyelik hedefinin arkasında durduklarını, Türkiye gerekli kriterleri yerine getirirse üyelik sürecinin hızla devam edeceğini vurguladıklarını kaydetti.
Türkiye'nin önünde 2,5 yıllık seçimsiz bir dönem bulunduğunu, bu dönemi iyi değerlendirmek gerektiğini belirten Bağış, bugüne kadar yaptığı görüşmelerde, muhalefetin sağından soluna, anayasal kurumlarının en üstünden en altına kadar, sivil toplum kuruluşlarının gerek meslek örgütlerinden gerek diğer kuruluşlarına kadar herkesin AB sürecine destek vereceklerini söylediklerini, daha bugüne kadar bir kişinin bile "AB bize uymaz, biz bu konuda destek veremeyeceğiz' demediğini, şimdi bu destek sözlerinin samimiyetini görmenin vaktinin geldiğini belirtti.
Bağış, " ‘Herkes AB konusunda elini taşın altına koysun ama ben koymamayım' mantığı ile hiç bir yere gidemeyiz. Hepimiz özveride bulunmaya, elimizi taşın altına koymaya hazır olmalıyız" dedi.
Tuğrul Kudatgobilik'in, açılış konuşmasında "Bizi müzakerelerinizde takımınızın içinde bulundurun" dediğini hatırlatan Bağış, "Ben sizi takımın dışında zaten hiç bir zaman görmüyorum. AB'yi kendimiz için istemiyoruz, Türkiye için istiyoruz. Bizden sonraki nesil için çok önemli proje olduğunu ve Türkiye'de her kesimin, kadını ile erkeği ile genci yaşlısı ile askeri sivili ile Kürtü Türkü ile Çerkezi ile Lazı ile, Alevisi Sünnisi ile Müslümanı Gayri Müslimi ile herkesin hep beraber bu işe sarılmamız gerektiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Bağış, "Bu işin tamamen kazan kazan formülü üstüne kurulması lazım. Herkesin burada elini taşın altına koymasının, herkesin özveride bulunmasının vaktinin geldiğine inanıyorum" dedi.
AB ile müzakere sürecinde önemli haksızlıklarla karşı karşıya kalındığını, bugüne kadar hiçbir ülkeye konulmamış ön koşulların Türkiye için çıkarılmaya kalkıldığını, müktesebatın dışında gizli kriterler çıkarma çabaları olan ülkeler gördüklerini söyleyen Bağış, enerji konusunda Türkiye çok önemli çözüm ortağı iken, enerji faslının açılmasını engelleyen ülkeye baktıklarında Akdeniz'in ortasında enerji sorunu olmayan bir ülkenin 490 milyon Avrupalı'nın enerji krizini adeta kendine bir kalkan olarak kullanmaya kalktığını söyledi.
Bağış, "Biz hiçbir zaman Türkiye olarak kalkıp da bir tehdit unsuru olmadık. Biz Türkiye olarak da burada çözümün parçası olacağımızı ilan ettik. Ama bu müktesebatın hiç bir yerinde olmayan gizli koşullar gerçekten bizi rahatsız ediyor. Ama bunları da kabul etmeyeceğimizi dile getiriyoruz" dedi.
Bağış, "Gerçekten malların, hizmetin, kişilerin, sermayenin serbest dolaşımı konusunda AB'nin de başını iki elinin arasına alıp düşünmesi ve kazan kazan formülleri üzerinde çözüm önerileri üretmesinin vaktinin geldiğine inanıyorum" şeklinde konuştu. Önümüzde bir 50 yıl daha görmek istemediklerini belirten Bağış, artık kararlı adımlarla ilerlemek istediklerini söyledi.
Kaynak: AA


