FRANSA'NIN GİRİŞİMİNİ AB CİDDİYE ALMAZ
Fransa'nın 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının reddedilmesinin AB genelinde cezalandırılması konusundaki girişimiyle ilgili bir soruyu yanıtlayan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, “Şu anda 27 ülkenin 27'sinin böyle bir saçmalığı onaylayacağını hiç tahmin etmiyorum. Çünkü AB içerisinde Türkiye'nin üyeliğini istismar eden çevreler olduğu gibi, Türkiye'nin Avrupa Birliği için ne kadar elzem olduğunu anlayan, çok daha yüksek sayıda dostumuz, müttefikimiz ülkeler bulunmaktadır.” dedi.
Türkiye-Hollanda diplomatik ilişkilerinin 400. yıl dönümü nedeniyle eski Senato Başkanı Rene Van Der Linden'i AB Bakanlığı’nda kabul ederken soruları yanıtlayan Bağış, bu konuda bir risk görmediğini vurgulayarak, "Bunun birkaç sebebi var. İçine düştükleri karamsar tablodan, yaklaştıkları seçimi kaybetme korkusundan şuan saçmaladıklarını bütün dünya yakından takip ediyor. En son Cezayir Başbakanı'nın büyük bir baskı altında yaptığı açıklamada Cezayirlilere Stockholm Sendromu yaşatma çabaları ortaya çıkıyor. Cezayir'in akıllı siyasetçileri kendi başbakanlarını düzeltecek açıklamalar yaptı.
Fransa'nın böyle bir girişiminin Avrupa Birliği çevresinde çok ciddiye alınacağını zannetmiyorum. Biliyorsunuz Avrupa Birliği bu tür konularda oybirliği ile karar alıyor. 27 ülkenin 27'sinin böyle bir saçmalığı onaylayacağını kabul etmiyorum. Çünkü AB içerisinde Türkiye'nin üyeliğini istismar eden çevreler olduğu gibi, Türkiye'nin AB için ne kadar elzem olduğunu biler daha çok sayıda dostumuz ve müttefiğimiz var. O ülkelerin gerekli duyarlılığını göstereceğinden kimsenin şüphesi olması. Bu konuda hukukta yanımızdadır. Başbakanımız yedi yıl önce Ermenistan'a gönderdiği mektubun cevabını net bir şekilde alamamıştır.
Biz Ermenistan'a hodri meydan diyebilmiş bir iktidarız. Başbakanımız Ermenistan'a siz kendi tarihinizle yüzleşmeye hazırsanız ben kendi tarihimle yüzleşmeye hazırım diyen tek siyasetçi olmuştur. Hadi hodri meydan biz arşivleri açtık. Ermenistan'da arşivleri açsın. 1915 tarihinde Türkiye ile müttefik olan ve olmayan ülkelerde arşivlerini açsın. Almanya'nın, İngiltere'nin, Fransa'nın arşivlerinde neler var görelim. Boston'da bulunan vakıflarının arşivlerinde ne var görelim. Bunu sadece Türk-Ermeni tarihçiler değil dünya genelinden gelen akademisyenler incelesin. Fransa kendi tarihiyle yüzleşsin. Sonra çuvaldızı bize batırsın. İğneyi kendisine batırmadan bu tür şeylere kakışmasın." dedi.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel hakkındaki sözlerine ilişkin bir soru üzerine de Bağış, "BDP Eşbaşkanı öncelikle kendi konumunu netleştirsin. TBMM'nin bir milletvekili mi- Yani Türkiye Cumhuriyeti'nin bir seçilmiş yetkilisi mi- Yoksa terörist diyemediği bir kanlı örgütün sözcüsü mü, önce ona karar versin" yanıtını verdi.
Dünyada kendi ordusuna "peygamber ocağı" diyen, askerini de peygamberinin adı ile çağıran başka bir millet olmadığına işaret eden Bağış, şunları söyledi:
"Ordu hepimizin göz bebeğidir. Belki ordumuzun içerisinde de başka kurumların içerisinde olduğu gibi yanlış işlere bulaşmış kişiler olabilir. Ordumuz zaten onları temizler. Diğer kurumlarımızın içerisinde de vardır, kanunları çiğneyen, hukukun dışına çıkan kesimler. Onlarla ilgili zaten Türkiye'nin yargısı da kurumların kendi iç denetleme mekanizmaları da gereğini yapar. Ama bir kurumu yıpratmaya kalkmak, bir kurumu halkın gözünde zayıflatmaya kalkmak bu ülkeye yapılacak en ciddi hainliklerden bir tanesidir. Buna da hiçbirimiz seyirci kalmayız. Ordu hepimizin ordusudur, bu ülkeyi biz başka bir orduyla koruyacak değiliz. Ordumuzun arkasındayız. Genelkurmay Başkanımız da çok büyük özverilerle çok büyük hassasiyetlerle görevini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. Zaten son yaşanan olaydan sonra kendisinin en az bizler kadar üzüldüğünü çok iyi biliyorum. Bu konuda da gerekli araştırmaları başlattığını biliyorum. Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin ordusunu, Genelkurmay'ını, Milli Savunma Bakanlığı'nı zayıflatmak sadece Türkiye'nin düşmanlarının yapacağı bir şeydir, onun için herkes aklını başına toplasın."


