• Dil : Türkçe
  • Dil : Türkçe

    Egemen Bağış yazdı: Yaşasın Demokrasi ve Millet İradesi

    Yaşasın Demokrasi ve Millet İradesi

    Bu hafta içerisinde 27 Şubat Rahmetli Necmettin Erbakan’ın vefat ve 28 Şubat Post Modern Darbesi’nin de yıldönümüydü. Tabi bu darbenin baş mağduru da o dönemin başbakanı Rahmetli Erbakan’dı. Aslında darbeler bu güzel ülkenin maalesef makûs talihi oldu. 15 Temmuz’da bile artık aklımıza bile gelmeyen darbe teşebbüsü tekrar sahneye çıktı. 

    29 Ekim 1923’te başlayan Cumhuriyet tarihimiz maalesef askeri darbeler sebebiyle demokrasi noktasında ağır yaralar aldı. Halkın oylarıyla seçilmiş hükümetler kaba kuvvetle iktidardan indirildiler. Verdiğimiz oyları hiçe sayan bu anlayış maalesef sadece iktidar temsilcilerini değil destekleyenleri bile ayrıştırmıştır. 

    27 Mayıs 1960 darbesi ile Demokrat Parti iktidarı hedef alınmış ve Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan tarihe kara bir leke olarak geçecek Yassıada Mahkemelerinde yargılanarak idam edildiler. Ülkeye hizmet eden bu 3 büyük devlet adamı maalesef idam edildi. 

    12 Mart 1971’deki askeri muhtıra bu sefer Adalet Partisi iktidarını hedef almıştı ve hükümeti darbe tehdidiyle istifaya zorladılar. Zaten istifa etmeseler önlerinde 1960’daki darbe ve acı sonuçlarını önlerinde bir tehdit unsuru olarak duruyordu. 

    12 Eylül 1980’e geldiğimizde bu sefer  şartlar farklıydı. Halk Sağ ve Sol diyerek ikiye ayrılmış ve sokaklarda gençler ideolojileri uğruna birbirini boğazlıyordu. Bu ülkenin okuyan gençleri en güzel yıllarını yitirdiler. Bilime, sanata ve spora harcanacak enerjimiz iç kavgaya gidiyordu. Darbeciler kendi deyimleriyle şartların olgunlaşmasını beklediler. Darbe yapıldı siyasiler tutuklandı ve yargılandı. Ardına yüzbinlerce gözaltı, 1,5 milyonun üstünde fişlenme ve 50 idam gerçekleşti.  Siyasetçileri idam etmediler belki ama bu sefer halk bu darbenin bedelini ağır ödemişti. 

    Neredeyse 10 yılda bir demokrasiye balta vuran darbeler 17 sene ara verdi.  Neredeyse artık darbe dönemleri bitiyor mu diyorduk ki Refah-Yol koalisyonuyla yönetilen ülkemizi bir darbe daha bekliyordu. Devlet kurumlarını direk işgal etmeden postal tehdidi-medya-yargı işbirliğiyle 28 Şubat 1997 ‘de dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’ı Milli Güvenlik Kurulu’nda ağır anti demokratik kararlara imza atmaya zorladırlar. Kansız gerçekleşen bu yeni tip darbeye “Post Modern Darbe” denildi. Zaten devamında ağır baskılarla Başbakan Erbakan istifa etti. 

    27 Nisan 2007 tarihinde, saat 23:20’de Genelkurmay Başkanlığı’nın web sitesinde bir basın açıklaması yayınlandı. Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacaktı ve demokrasi karşıtlarının kendi istemedikleri bir kişiyi Cumhurbaşkanı seçtirmemek için yaptıkları bir hamleydi. Yapılan açıklamada laiklik ve Cumhuriyetin temel değerlerinin aşındığı vurgulanıyordu. Bu da tarihimize “e-muhtıra” olarak geçti. Lakin o dönem partimizin ve hükümetimizin dik duruşuyla atlatıldı ve muhtıra savuşturuldu. Devamında da Ak Parti lideri Erdoğan’ın adayı Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçildi.

    15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ’ nün şerefli ordumuzun üniformasını giymiş alçak temsilcileri Cumhurbaşkanımıza suikast teşebbüsünde de bulunarak bu halkın vergileriyle alınan kendi silahlarını düşmanlara doğrultmak yerine halkına doğrulttu. Bu darbe teşebbüsü Cumhurbaşkanımızın, meclisimizin ve kahraman halkımızın canı pahasına dik duruşları ile bertaraf edildi. 

    Kısa bir darbe tarihi özeti geçtim. Zira 10 bilemediniz 20 yılda bir demokrasiye müdahale ediliyor. Amaçları demokrasiye müdahale etmek değil aslında. Bu müdahaleler, halkın kendi değerlerini temsil etmesi  ve ülkeyi daha iyi yönetmesini umarak seçtiği yönetimleri gerekirse darbe ile alaşağı ederek kendi güdümlerinde bir Türkiye istedikleri için yapıldı. Ne ilginçtir ki bin yıl sürecek dedikleri 28 Şubat süreci de dâhil devamını getiremediler. Bu halk darbeyle indirdiklerinde elindeki oy hakkını kullanarak gene ağızlarının payını verdi. En son 15 Temmuz’da kanıyla ağızlarının payını verdi. 

    Artık kolay değil. Artık ülkemizde halkın iradesine rağmen iktidar olunmayacağını herkes gördü. Artık bu halk daha da basiretli ve mücadeleci. Artık yapacakları her hamlenin karşısında birlik olabilen bu halk var. 28 Şubat’ı yapanlar tarihin tozlu raflarında ama Rahmetli Necmettin Erbakan bu halkın kalbinde yerli, milli ve şerefli bir siyasetçi olarak ilelebet yaşayacaktır. 

    Onun da, Menderes, Özal, Ecevit, Türkeş ve Demirel gibi demokrasiye hizmet edip ebediyete intikal eden tüm devlet adamlarımızın da mekânları cennet olsun.


    Egemen BAĞIŞ

    TC Devlet ve AB Eski Bakanı

    İstanbul Aydın Üniversitesi Batı Araştırmalar Merkezi Başkanı


    Kaynak: SIRHABER

    GÜNCEL

    Copyright © 2016 Egemen Bağış

    Brunsia Web Architects
      [Kod-Menu-List]
  • [Kod-Menu-0-Adi]
      [Kod-Menu-0-Alt]
  • [Kod-Menu-1-Adi]
      [Kod-Menu-1-Alt]
  • [Kod-Menu-2-Adi]
    • [Kod-Menu-List]
  • [Kod-Menu-0-Adi]
      [Kod-Menu-0-Alt]
  • [Kod-Menu-1-Adi]
      [Kod-Menu-1-Alt]
  • [Kod-Menu-2-Adi]
    • Menü
    • [Kod-Menu-List]
  • [Kod-Menu-0-Adi]
  • [Kod-Menu-0-Alt]
  • [Kod-Menu-1-Adi]
  • [Kod-Menu-1-Alt]
  • [Kod-Menu-2-Adi]
  • [Kod-Blog-Baslik]