DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ HUFFINGTON POST’TA
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış tarafından kaleme alınan “Prangasız Siyaset, Engelsiz Demokrasi” başlıklı makale, Huffington Post gazetesinde yayımlandı.
Egemen Bağış, makalede şu satırlara yer verdi:
Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan dün yediden yetmişe herkesin merakla ve heyecanla beklediği Demokratikleşme Paketini açıkladı. Böylece Türkiye için çok önemli bir eşiği daha milletimizin desteğiyle aşmış bulunuyoruz.
30 Eylül 2013 tarihi şimdiden Türkiye’nin ileri demokrasi yolculuğundaki en kritik milatlardan biri ve gerçek bir demokrasi bayramı olarak kaydedilmiştir. Cumhuriyet tarihinin tartışmasız en cesur ve en kapsamlı reform paketlerinden biri Hükümetimiz tarafından demokrasimize armağan edilmiştir.
Hükümetimiz Türkiye’nin içinden geçtiği bütün kritik süreçlerde olduğu gibi böylesine önemli bir dönemeçte de reform yoluna başvurmuş, inadına demokrasi, inadına reform demiştir.
Esasen AK Parti’nin kuruluş felsefesi ve Parti Programı bu demokratikleşme perspektifinin bir aynası olmuştur. AK Parti Programının kendisi bizatihi Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı demokratikleşme programıdır. 3 Kasım 2002’den bu yana 3 genel seçim, 2 yerel seçim ve 2 referandumda milletimizin AK Parti’ye gösterdiği teveccüh esasen Partimizin bu demokratikleşme programına sıkı sıkıya bağlı olmasının bir neticesidir. Son 11 yılda her biri AB müktesebatıyla uyumlu olarak Parlamentomuzda yaklaşık 2000 mevzuat çıkardık. 12 Eylül 2010 tarihinde darbe Anayasası’nın lafzını ve ruhunu büyük ölçüde dönüştüren bir Anayasa değişiklik paketini milletimizin onayıyla gerçekleştirdik. Bu Paket de tamamen Parti Programımızda milletimize verdiğimiz sözlerin ve ileri demokrasi kararlılığının bir tezahürü olarak görülmelidir.
Bugün Avrupa Birliği üyesi ülkelerde dahi AK Parti’nin bu reform hızına yetişebilen bir başka Hükümet yoktur. Avrupa’nın en reformcu Hükümeti Türkiye’de işbaşındadır.
Bu Paketin içinde yer alan maddeler de Türkiye’nin kronikleşmiş meselelerin çözümüne işaret etmektedir. Bu maddelerden her biri muasır medeniyet yolculuğumuzun önündeki engellerin de bir bir kaldırılması anlamına gelmektedir.
Türkiye’nin demokratik standartları 30 Eylül 2013 itibarıyla birkaç seviye birden atlamıştır. Türkiye ileri demokrasi hedeflerine artık daha da yakınlaşmıştır.
Bu Paket tamamen AB müktesebatı ve çağdaş demokrasilerdeki uygulamalarla paralel olarak hazırlanmıştır. Türkiye’nin reform kararlılığının en somut nişanelerinden biri de bu Pakettir. Hükümetimiz içeride ve dışarıda reform kararlılığını sorgulayanları bir kez daha mahcup etmiş, bu çevrelerin kara propagandalarını bir kez daha boşa çıkarmıştır.
Türkiye, AB standartlarının üzerine çıkma hedefinde kararlılıkla yoluna devam ettiğini bir kez daha göstermiştir ve inanıyorum ki Paket Türkiye’nin AB’ye katılım sürecini de hızlandıracaktır.
Paketteki her bir maddeyi AB müzakerelerinde açtığımız başlıklardan çok daha fazla önemsiyorum.
Demokratikleşme Paketi’nin ve Paketle birlikte Hükümetimizin reform kararlılığının yakında yayınlanacak olan AB Komisyonu’nun 2013 Türkiye İlerleme Raporu’na da olumlu şekilde yansıyacağını ümit ediyoruz. Bu Hükümetimizin son derece yerinde ve haklı bir beklentisidir.
Sayın Başbakanımızın vurguladığı gibi bu Paket ne ilktir, ne de son olacaktır. Bu sadece Hükümetimizin 2023 hedeflerine ve ileri demokrasi perspektifine yönelik aşamalardan biridir. Pakette yer alan maddeler asla bir lütuf veya ulufe olarak da değerlendirilmemelidir.
Reform ve değişim iradesi ancak sürdürülebilir olduğu takdirde anlamlıdır ve Hükümetimiz de bu değişim iradesini Türkiye’de hâkim kılmıştır.
Ülkemizin ve milletimizin beklentileri doğrultusunda 11 yıldır aralıksız süren reform ve değişim perspektifimiz bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edecektir.
Bu Paket sadece toplumun belirli kesimlerinin sorunlarını ele alan bir Paket de değildir. Bu, 76 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını ilgilendiren, toplumun bütün kesimlerine hitap eden bir Pakettir.
Bu Demokratikleşme Paketi’nde bugün Türkiye’nin birçok yarasına merhem olacak çareler mevcut. 76 milyon vatandaşımızı ilgilendiren maddeler, sadece yasal değil yapısal düzenlemeler, devrim niteliğinde reformlar var.
Demokrasi ve özgürlük barajının önündeki kapaklar artık açılmıştır.
Demokratikleşme Paketi bir özgürlük ve demokrasi manifestosu olduğu kadar Türkiye’nin toplumsal bütünleşmesini güçlendirecek, barış ve huzur iklimini daha da pekiştirecek bir ‘Kardeşlik Manifestosu’dur.
Paket yıllardır belli meseleleri istismar ederek kendisine yaşam alanı bulan çevrelerin fitnelerini de paketleyip çöpe atacaktır.
Ne yazık ki bu tarihi miladı her zamanki “istemezük” tavırlarıyla karşılayıp Başbakanımız Paketi açıklar açıklamaz hazır kıta saldırıya geçtiler. Keşke saldırıya geçmeden önce en azından bir kez bu Paketi okusalardı.
Sözkonusu çevrelerin temsil ettiği kitlelerin ve siyaset yaptıkları tabanın da bu tavırdan rahatsızlık duyduğunu tahmin etmek zor değil. Ancak şurası çok net ki milletimiz bu Paketin içeriğinden büyük bir memnuniyet ve heyecan duymuştur.
Demokrasimiz ve AB sürecimiz için önemli bir eşik aşılmış, Türkiye ayağındaki prangalardan kurtulmak için yeni bir milada kapı aralamıştır.
http://www.huffingtonpost.com/egemen-bagis/ak-partys-new-democratiza_b_4029185.html


