ÇARE SOKAKLARDA VE ŞİDDETTE DEĞİL, MECLİSTE VE REFORM SÜRECİNDEDİR
Mevlana'nın 736. vuslat yıl dönümü dolayısıyla Konya'da Şeb-i Aruz törenleri düzenlendi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın da katıldığı törenlere, 27 AB ülkesinin büyükelçileri de AB Genel Sekreterliği'nin davetiyle katıldı.
Bağış, Ankara'ya dönüşünde yaptığı açıklamada, 'demokratik açılımın sonu nereye varacak' diye kendisine sorulduğunu, kendisinin de Almanya, Hollanda, İspanya'da halkların ne hakkı varsa, Türkiye'deki bütün vatandaşların da etnik kökenine, dini inancına, siyasi tercihine bakılmaksızın aynı hakka sahip olduğunu bilmek gerektiğini söyledi.
Bağış şöyle devam etti:
'Türkiye'nin şu an geldiği nokta, 'mükemmel' demiyorum ama dönüp baktığımızda çok önemli adımlar attık. Bundan sonraki dönemde çare sokaklarda ve şiddette değil, çare Mecliste ve reform sürecindedir. AB sürecinde çok farklı düşünen, farklı endişe ve beklentileri olanların ortak bir paydada görüşebileceğini görüyoruz. O çerçevede ben bütün vatandaşlarımızın çok ciddi bir duyarlılık içinde, bizi birbirimize düşürmeye çalışanların çabalarına destek vermeyecekleri şekilde, birbirimizi daha iyi anlayıp empati kurabilmemiz için bu milli birlik ve beraberlik projesini çok önemsiyorum.'
AB büyükelçilerinin de 'demokratik açılım' projesini önemsediğini dile getirdiğini bildiren Bağış, Mevlana'nın bundan yüzyıllar evvel 'ne olursan ol yine gel, niye bu kavga niye bu gürültü, biz birleştiğimiz zaman engin deniz oluruz, tek başımıza bir tane' diyerek AB'nin felsefesini aslında çok önceden yazmış olduğunu kaydetti.
Bağış, demokratik açılımın bir birlik beraberlik projesi olduğunu, kimilerinin gösterdiği gibi ayrıştırma projesi olmadığını dile getirdi.
'Bugünkü Anayasa ile AB'ye üye olmak hayaldir' görüşünü dile getiren Bağış, Türkiye'nin AB standartlarında çağdaş, demokratik bir anayasaya kavuşması gerektiğini vurguladı. Bağış, 2010'da Türkiye'ye yakışır bir anayasa ve reformlara kavuşmayı umut ettiğini dile getirdi.
Parti kapatmalara ilişkin AB büyükelçilerinin değerlendirmesinin sorulması üzerine, 'AB'de de partiler kapatılıyor. Partilerin terörle, şiddetle bağlantılı olması Avrupa'da da partilerin kapatılması için yeterli sebeptir. Benim ve partimin düşüncesi, partileri kapatmaktansa bu konulara bulaşmış bireyleri cezalandırmak daha mantıklı. Bu çerçevede büyükelçilerin de benzer yaklaşımları olduğunu gördük. Onlar da parti kapatılmasına çok sıcak bakmamakla beraber, şiddete, teröre bir şekilde bulaşmış bireylerin cezalandırılmasının haklı olacağını söylüyorlar' diye konuştu.
Bağış, 21 Aralık Pazartesi günü AB müzakerelerinde çevre faslının açılacağını bildirerek, AB sürecinde 8 fasılla ilgili alınmış konsey kararı olduğunu ancak diğer 5 fasılla ilgili alınmış bir karar olmadığını kaydetti.
Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı'nın yaptığı açıklamanın kendi iç siyasetine yönelik olduğunun altını çizen Bağış, 'O fasıllarla ilgili çalışmaları sürdürüyoruz. Ülkelerde bu konudaki çalışmalarımızı önemsiyorlar. Çabalarımızı fasıl açıp kapatmak için yapmıyoruz. Önemli olan fasıl sayısı değildir, yapılan reformlardır' değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmasında, Mevlana'nın pergel teorisinden bahseden Bağış, bunu yapmaya çalışan bir iktidarın olduğunu söyledi.
Türkiye'deki ve dışarıdaki direnç odaklarının Türkiye'ye havlu attıramayacağını ifade eden Bağış, Konya'da bunu tüm AB büyükelçilerine gösterdiklerini söyledi.
Kaynak: AA


