"BUNDAN SONRAKİ SÜREÇTE DE TÜRKİYE'NİN HIZINI ARTIRACAK OLAN TEK ÇARE REFORMLARDIR"
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından düzenlenen "AB-Türkiye İlişkileri" konulu toplantıda konuşma yapan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin Avrupa Birliği müzakerelerine başlamasının ardındaki sırrın ve bundan sonraki süreçte de Türkiye'nin hızını artıracak tek çarenin reformlar olduğunu bildirdi.
AB sürecinin Türkiye için yeni bir süreç olmadığını, başlangıcından bu yana 50 yıl geçtiğini hatırlatan Bağış, 2002-2004 arasında Türkiye'de yasa değişikliği ve reformlar yapıldığını kaydederek, "45 yılda yapılamayanı, 2 yıllık sıkı çalışmayla gerçekleştirdiklerini" söyledi.
Türkiye'nin AB müzakerelerine başlamasının ardındaki sırrın reformlar olduğunu belirten Bağış, "Bundan sonraki süreçte de Türkiye'nin hızını artıracak olan tek çare reformlardır" dedi.
Bağış, "Açılan kapanan fasıl sayısını çok önemsemiyorum. eğer bu işin başarı endeksini fasıllara bırakırsak, o zaman sırtımızdaki davulun tokmağını Brüksel'in eline vermiş oluruz. Ama eğer bizim bu süreçteki başarı kriterimiz, başarı endeksimiz, yaptığımız reformlarsa, o zaman sırtımızdaki davulun tokmağı da kendi elimizde olur. Kendi reformlarımızı kendimiz için, kendi önceliklerimize, kendi ihtiyaçlarımıza göre gerçekleştirmiş oluruz" diye konuştu.
Bakan Bağış, Türkiye'de reformlar konusunda yavaşlama olmadığını, ancak reformların algılanmasında bir sıkıntı yaşandığı ifade ederek, son 5 ay içinde yapılan reformlara değindi.
TRT 6'nın hayata geçtiğini, radyoda Kürtçe ve Ermenice yayınlar başladığını hatırlatan Bağış, "Bu yayınlar Türkiye'yi zayıflatmadı, bu yayınlar bizim kendi vatandaşımızın anladığı dilde gerçek bilgiye, doğru habere ve kaliteli eğlence programına ulaşmasını sağladı. Eskiden onlara çocuklarını dağa göndermeleri telkininde bulunan kanalları izlemektense, artık devletin onlara doğru bilgiyi ulaştıran kanallarını izlemeye başladılar" şeklinde konuştu.
AB sürecinin kolay olmadığını, kolay fasılların bittiğini dile getiren Bağış, "Ben AB'yi Türkiye'nin diyetisyeni olarak algılıyorum. Hepimiz aslında sağlıklı bir yaşam sürdürmek için yediğimize içtiğimize dikkat etmemiz gerektiğini, düzenli spor yapmamız gerektiğini biliriz ama televizyonun karşısında dondurma yemek her zaman daha keyiflidir. Ne zaman ki ufak tefek sorunlar yaşarsınız, bir doktora, diyetisyene gidersiniz. Size bir reçete verir" şeklinde konuştu.
Bağış, 27 ülkenin bugüne kadar AB'nin Kopenhag ve Maastricht kriterlerini uygulayarak daha güçlü, demokratik, müreffeh ve zengin ülkeler haline geldiğini, hiçbirisinin bölünmediğini, zayıflamadığını ve ekonomilerinin sıkıntı yaşamadığını kaydederek, "Demek ki bu reçetede bir keramet var. Bizim bu reçeteyi önemsememiz lazım. Türkiye'de birtakım o eski, karanlık, bulanık günlere dönmemek için bizim bu reçeteye odaklanmamız lazım" dedi.
Bakan Bağış, AB sürecini Avrupalıları mutlu etmek için değil, Türkiye'nin standartlarını yükseltmek için yaptıklarını belirtirken, Avrupa ile siyasi sürecin belli bir olgunluk noktasına geldiği zaman bir gecede de her şeyin değişebileceğini söyledi.
Bakan Bağış, katılımcıların sorularını da yanıtlarken, Türkiye'nin AB süreci ile ilgili olarak, 23 faslın 18'inin üzerinde siyasi ambargo bulunduğunu, bunların açılamadığını ifade etti.
"Vergilendirme faslını kısmetse bu haziran sonunda açacağız" diyen Bağış, bir soru üzerine, "Biz hiçbir zaman diklenmedik. Ama her zaman da dik durduk. Eğer birileri Avrupa'dan Türkiye'ye ileri geri konuşursa Türkiye de cevabını verir. Biz sadece kendimizi değil, sizleri temsil ediyoruz" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin emin adımlarla çok daha aydınlık yarınlara doğru ilerlediğini ifade eden Bağış, önümüzdeki süreçte yapılması gereken birçok çalışma bulunduğunu, Anayasa değişikliğini muhalefetle birlikte gerçekleştirmek istediklerini kaydetti.
Türkiye'nin AB sürecinde ilerleyip aynı zamanda kendi komşularıyla ilişkilerini, farklı yerlerde itibarını artırabilecek tarihi birikim ve potansiyele sahip olduğunu belirten Bağış, "Her cephede ilerlemeye devam" dedi.
Kaynak: AA


