BU PAKET TÜRKİYE'NİN STANDARTLARINI AVRUPA STANDARTLARINA YÜKSELTECEKTİR
Brüksel'de temaslarda bulunan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Reuters ve Anadolu ajansı gibi yerli ve yabancı basın ajanslarına verdiği demeçte, Türkiye'nin AB'ye üyelik için gerekli reformları 2013'e kadar tamamlayacağını belirterek, Türkiye'nin üyeliğinin AB'ye kazanç sağlayacağını kaydetti.
Egemen Bağış, AB ile Türkiye arasındaki kültürel farklar olduğu yorumlarıyla ilgili, Türkiye'nin üyeliğinden AB'nin kazanç sağlayacağını ve "bunun Birlik için gerçekten bir seçkinler, bir Hristiyan kulübü mü, yoksa değerler birliği mi olduğunu kanıtlaması için bir fırsat olduğunu" belirtti.
"AB'nin genişleme olmadan devam edemeyeceğini, bu konuda gerçekçi olmak gerektiğini" ifade eden Bağış, bazı ülkelerin bahsettiği "imtiyazlı ortaklık"ı da hakaret içeren ve dehşet verici bir deyim olarak niteledi.
Bakan Bağış, Türkiye'de çetelerle mücadele için, bağımsız olduğu kadar tarafsız olduğundan kimsenin endişe etmeyeceği bir yargıya ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Anayasa değişikliği paketinin gerçekten şeffaf bir yargı yolunda önemli bir adım olduğunu söyledi.
Bağış, "Ergenekon" davasına AB'nin bakışıyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'nin şeffaflaşması açısından çok önemli bir hukuki süreç yaşanıyor. Türkiye'de eskiden tabu olarak görülen, konuşulması değil düşünülmesi bile insanlara çekince veren artık bağımsız Türk yargısı tarafından sorgulandığını ve bununla ilgili tartışmaların günlük hayatımızın parçası haline geldiğini görüyoruz. Bunlar Türkiye'nin demokratikleşmesi, şeffaflaşması ve insan hakları standartlarının yükseltilmesi adına önemli gelişmeler.
AB Komisyonu'nun bir yıl önceki ilerleme raporu, 'Ergenekon' soruşturmasıyla ilgili 'endişe verici' tabirini kullanırken bir yıl sonra aynı kurumun yayımladığı son ilerleme raporunda Türkiye'nin şeffaflaşması için 'fırsat' ibaresiyle değiştirdiğini görüyoruz. Demek ki aradan geçen bir yıl içinde ortaya çıkan birtakım deliller, belgeler, bilgiler, patlayıcılar, kurşunlar, silahlar, misiller, mermiler, AB Komisyonu'nun bu raporunu şekillendiren 27 ülkenin genişlemeden sorumlu yetkililerini bile o kadar heyecanlandırmış ki Türkiye'deki Ergenekon soruşturmasının şeffaflaşma fırsatı olduğunu, demokratikleşme fırsatı olduğunu benimsemişler ve raporlarına yansıtmışlar."
Anayasa değişikliği paketinin onaylanması halinde Türkiye'ye birçok açıdan fayda sağlayacağını belirten Bağış, "en azından vatandaşın anayasasına 'benim' diyebilmesini sağlayacaktır, hiçbir ayrım yapmadan bütün vatandaşlarımızı, farklı inanç ve etnik kökende olanları, farklı siyasi yaklaşımları olanları kucaklayacak bir anayasa olacaktır" dedi.
Bağış, Anayasa değişikliğiyle kadınların, çocukların, kamu çalışanlarının haklarının güçlendirileceğini, "yargıda AB standartlarında bir reformu gerçekleştirebilmek için, daha evvel bütün yargı kurumlarının da desteğiyle, katkısıyla hazırlanan yargı reformu stratejisinin hayata geçirilmesine vesile olacağını", Anayasa Mahkemesinin iş yükünün rahatlatılacağını ve "Türkiye'ye yakışmayan parti kapatma gibi süreçlerin biraz daha Avrupa standartlarına, Venedik Kriterleri standartlarına yükseltilebileceğini" kaydetti.
Bağış, şöyle konuştu:
"Hangi açıdan bakarsanız bakın, bu anayasa değişikliği paketi Türkiye'nin standartlarını Avrupa standartlarına yükseltecektir. Brüksel'de görüştüğüm Avrupalı yetkililer de Türkiye'nin bu cesareti ortaya koymuş olması, böyle kapsamlı bir Anayasa değişiklik paketi hazırlamış olmasını, Türkiye'nin AB standartlarına yükselme konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendirdiklerini vurguladılar. Bu da bizleri sevindirdi. İnşallah bu metin üzerinde iktidar ve muhalefet uzlaşarak, ümit ediyorum TBMM'de oy birliğiyle, olmasa bile büyük bir oy çokluğuyla bu Anayasa değişikliğini hep birlikte gerçekleştiririz.
Brüksel'deki temasları çerçevesinde İstanbul Merkezi'nde Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle de bir araya gelen Bağış, burada yaptığı konuşmada İsveç Parlamentosunun kararına değindi.
Egemen Bağış şunları söyledi:
"İsveç parlamentosunda yaşanan olay hepimiz için büyük bir ayıptır. Bunun lamı cimi yok. Orada Türklerin oyuyla seçilmiş kardeşlerimizin Türklere çok ağır hakaret içeren bir tasarıya oy vermiş olmaları kabul edilebilir bir olay değildir. Hepimizin vicdanını yaralamıştır. Ümit ediyoruz ki bu hatalarından dönmenin yollarını onlar da arıyorlardır."
Kaynak: AA


