"BU ÇALIŞMANIN (DEMOKRATİK AÇILIM) NETİCESİNDE İNŞALLAH TERÖR BELASI BİTECEKTİR"
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Bu çalışmanın (demokratik açılım) neticesinde inşallah terör belası bitecektir, inşallah Türkiye'de artık insanlarımız arasında kamplaşmalar son bulacaktır, inşallah Türkiye'nin huzuru, refahı, bereketi artacaktır" dedi.
Kayseri Erkilet Havaalanı'nda, gazetecilerin "demokratik açılım çalışmasına" ilişkin soruları üzerine açıklamalarda bulunan Bağış şunları söyledi:
"Son 8 yılda demokratikleşme adına, kalkınmanın artması adına çok önemli gelişmeler yaşandı. Türkiye'de artık kişi başına düşen gelir 2002'deki gibi 3 bin 300 dolar değil, bugün 10 bin doların üzerinde. Türkiye'nin dış ticareti neredeyse yüzde 400 artmış durumda.
Türkiye artık AB'de sadece bir aday ülke değil aynı zamanda müzakerelerini sürdüren bir ülke. Aynı zamanda İslam Konferansı Örgütü'nün Genel Sekreterliği'ni yürüten bir ülke. BM Güvelik Konseyi üyeliğini 47 yıl aradan sonra, oy kullanan 192 ülkeden 151'inin oyuyla sürdüren bir ülke. Medeniyetler İttifakı Projesine eş başkanlık yapan bir ülke.
Böyle bir ülkenin artık kendi içindeki hassasiyetleri tanımlayıp onları çözmeye gitmesinin vakti gelmişti. Sayın Başbakanımızın önderliğinde, İçişleri Bakanımız Türkiye'deki farklı kesimlerin, farklı sorunlarını dinleyerek bunları ortak paydalarda çözümlemenin yollarını bulmak üzere çok önemli bir çalışma başlatmış bulunmaktadır. Bu çalışma Türkiye'deki herkesin, ama herkesin desteklemesi gereken bir çalışmadır. Çünkü, bu çalışmanın neticesinde inşallah terör belası bitecektir. İnşallah Türkiye'de artık insanlarımız arasında kamplaşmalar son bulacaktır, inşallah Türkiye'nin huzuru, refahı, bereketi artacaktır."
"Bu sürecin AB'nin talebi ya da baskıları üzerine yapıldığı iddialarını komik buluyorum" diyen Bağış, şunları anlattı:
"Türkiye'nin AB ile olan ilişkileri 1959 yılında, rahmetli Menderes'in ilk başvurusu ile başlamıştır. Türkiye'nin müzakereleri bu başvurudan 45 yıl sonra, 2004 Aralık ayında, Sayın Başbakanımızın Brüksel'de masaya yumruğunu vurmasıyla 17 Aralık tarihine müzakere tarihi alınmasıyla, 2005 yılında da Cumhurbaşkanımızın Dışişleri Bakanı sıfatıyla gidip müzakereleri başlatmasıyla gerçekleşmiştir."
Egemen Bağış, bu süreçlerin hiçbirinin kolay olmadığını, Türkiye'nin çok aşamalardan geçtiğini belirterek, şöyle konuştu:
"Bugün yaptığımız demokratikleşme süreci, Türkiye'deki kendi vatandaşlarımızın hassasiyetlerini kültürel, sosyal, eğitim ihtiyaçlarını inceleme çalışmasının AB süreci ile pek bir alakası yoktur, ama bu süreç AB tarafından da yakından takip edilmektedir, takdir edilmektedir. Daha bugün Almanya'nın, AB'nin en büyük, nüfusu en kalabalık ülkesinin büyükelçisinin açıklamaları var. 'Bu süreci Avrupa olarak çok önemsiyoruz. Almanya olarak Avrupa standartlarının üzerinde önemsiyoruz. Çünkü, bizim ülkemizde 3 milyona yakın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı var. Türkiye içerisinde bir kucaklaşma, Almanya'da yaşayan Türkler açısından da önemlidir. Bu bizim iç huzurumuz açısından da önemlidir' diye açıklaması var.
Şunu da sizinle paylaşmak istiyorum ki, Türkiye'deki bu cesur açılımı yakından takip eden veya destekleyen sadece batılı diplomatlar ya da AB yetkilileri eğildir. Aynı zamanda doğulular da bunu yakından takip etmektedirler. Çünkü, Ortadoğu coğrafyası, savaşın ve çatışmanın her türlüsünü yaşamıştır. Bu bölgede bir soğuk savaş da yaşadık, sıcak savaş da yaşadık, gerilla savaşları da yaşadık, ama diplomasinin, barışın yeteri kadar farklı yönleri yaşanmadı. Türkiye'nin ortaya koyduğu çaba, son 7 yıldır, eğer Türkiye İsrail ile Suriye arasında ara buluculuk yaparken Afganistan ile Pakistan'ı birbiriyle barıştırırken, Rusya ile Gürcistan arasında ara buluculuk yaparken bu kadar farklı kesimleri bir araya getirirken kendi vatandaşları arasında diyaloğu sağlayamazsa bunu dünyaya anlatmak zor olur. Bu çerçevede, bu açılımı, bu girişimi, bu demokratikleşme sürecini batıda olduğu kadar doğuda da çok büyük takdirle, yakından izleyen yetkililer vardır. Çünkü, Ortadoğu'daki birçok sorunun çözülmesi için belki de bir model oluşturacaktır."
"Bu konuda fikri olan, 'çözümü bulma konusunda şöyle bir düşüncem var' diyen herkesin her düşüncesini almaya hazırız. Bu konuda İçişleri Bakanımızın koordinatörlüğünde oldukça geniş kapsamlı bir çalışma gurubu, düşünceye sahip her kesimi, muhalefet partilerini, sivil toplum kuruluşlarını, medya mensuplarını, düşünce önderlerini dinlemeye hazırlar. Düşüncelerini yazılı olarak iletirlerse okumaya hazırlar. Ümit ediyoruz ki muhalefetimiz de bu tarihi dönemeçte Türkiye'nin sorununu çözme çabamıza katkıda bulunur ve çözümsüzlüğün değil, çözümün parçası olmak yolunda gerekli fikir değişikliklerine gider ve bizlere katkıda bulunur diye düşünüyorum."
"Tabii herkes derken legal olan herkesten bahsediyorum. Sayın Başbakanımız bu konuda adresi çok net bir şekilde verdi. Bu sorunun çözülme yeri TBMM Genel Kurulu'dur. Biz Türkiye'de, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın kanunlarının, kurallarının verdiği hak ve özgürlükler çerçevesinde siyaset yapan herkesin fikirlerini dinlemeye, vergisini ödeyen, askerliğini yapan, bu ülkenin kalkınması için emeğini, terini esirgemeyen bütün vatandaşlarımızın önerilerine açığız.
Bakan Egemen Bağış, o bölgede yaşayan vatandaşların siyasi partiler arasındaki birinci tercihinin mensubu olmaktan gurur duyduğu Adalet ve Kalkınma Partisi olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu rakamlarla da ortadadır, neticelerle de ortadadır. Hiçbir parti kendini bir etnik grubun temsilcisi olarak lanse etmeye çalışmamalıdır. Bu sorunun çözümünde sadece iktidar partisiyle, bir siyasi parti arasındaki diyalogdan bahsetmiyoruz. Türkiye'deki bütün siyasi partilerin, bütün sivil toplum kuruluşlarının, bütün fikri olan çözüme katkıda bulunabilecek herkesin görüşlerini önemsediğimizi vurgulamak istiyorum, ama fikri olanın fikirlerini paylaşacağı, muhatap olacağı kişi de bu projenin koordinatörlük görevi bakanlar kurulumuz ve Başbakanımız tarafından verilen İçişleri Bakanımızdır."
Kaynak: AA


