BAĞIŞ, TÜRKİYE'NİN AB'YE TAM ÜYELİKTE KARARLILIĞINI FİNLANDİYA'DA VURGULADI
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Finladiya'daki temasları çerçevesinde Finlandiya Başbakanı Matti Vanhanen ve Dışişleri Bakanı Alexander Stubb ile bir araya geldi.
Görüşmelerin ardından açıklama yaparak Türkiye'nin AB üyeliği sürecinde gelinen noktayı ve görüşmelerini değerlendiren Bağış, Türkiye'nin AB'den adaylık statüsü aldığı Helsinki zirvesinin 10. yılında, Helsinki ruhunun yeniden canlandığını hissettiklerini belirtti.
Bağış, görüşmelerin çok yapıcı geçtiğini ve az zamanda çok yoğun temaslar yaptıklarını kaydetti. Türkiye'nin AB'deki dostlarından biri olan Finlandiya'nın desteğini bir kez daha teyit etme imkanı bulduğunu söyleyen Bağış, Finlandiya'nın, "diğer ülkeler gibi sadece Türkiye'nin yüzüne değil, gıyabında da açık destek verdiğini" ifade etti.
Bağış, "Ahtisaari'nin, Türkiye'ye destek veren Olli Rehn'in ülkesinde olmaktan ve Türkiye'nin AB üyeliğini her platformda savunan Başbakan Vanhanen ve Bakan Stubb'un ülkesinde olmaktan mutluluk duyduğunu" söyledi.
Görüştüğü bazı Finli yetkililerin AB'nin Türkiye'ye sunmaya çalıştığı "imtiyazlı ortaklığın" aslında "imtiyazsız ortaklık" olduğunu vurguladığını söyleyen Bağış, bunu çok anlamlı bulduğunu, çünkü hukuki bir temeli olmayan böyle bir şeyle Türkiye'nin oyalanmasını kabul edemeyeceklerini bildirdi. Bağış, "Türkiye, tek opsiyon olan üyelik için müzakerelerini yürütecektir" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün artık Katolik evliliklerinin bile ucu açıktır. Her müzakerenin, her ilişkinin ucu açıktır. Ama Türkiye'nin AB'ye olan ihtiyacı, AB'nin Türkiye'ye olan ihtiyacından daha fazla değildir. Zaman Türkiye'nin lehinedir, her geçen zaman Türkiye çok daha önemli bir çözüm ülkesi olarak belirmektedir."
Görüşmelerinde Kıbrıs konusunun da gündemde olduğunu belirten Bağış, Rum kesiminin çözümü engellemek için ortaya attığı farklı senaryolar ile Ermenistan'la imzalanan protokoller ve demokratik açılım gibi konular bağlamında Türkiye'nin içinde bulunduğu süreci Finli yetkililerle paylaştığını kaydetti.
Son dönemde "Türkiye'nin yüzünü Batı'ya değil, Doğu'ya çevirdiği" yönünde dış basında yapılan yorumların hatırlatılması üzerine Bağış, AB Komisyonunun geçen günlerde Türkiye için İlerleme Raporu yayımladığına işaret ederek, insan hakları ihlalleri, gözaltına alınan aydınlar, işkence örneklerine yer verilen geçmiş raporların aksine, bu raporda Türkiye'nin AB dış politika perspektifine katkılarından bahsedildiğini belirtti.
Bağış, raporda ayrıca Türkiye'nin Afganistan ile Pakistan, Suriye ile İsrail, Rusya ile Gürcistan, Sırbistan ile Bosna Hersek, Irak ile Suriye arasında oynadığı arabuluculuk rolünün, BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak üstlendiği sorumluluğun, AB ile tezat oluşturmadığı ya da yön değiştirme olmadığından bahsedildiğini kaydederek Türkiye'nin bugün İran ile ABD arasında oynayabileceği arabuluculuk rolünün de dünya barışı için son derece elzem olduğunu ve dünyanın en büyük 15. ekonomisi olan Türkiye'nin, dünyanın sorunlarına başını çeviremeyeceğini belirtti.
İki günlük resmi ziyaretin son gününde Bağış, Finlandiya Göç ve Avrupa İşleri Bakanı Astrid Thors ile bir araya geldi. Görüşmede Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik süreci ve bununla ilgili konuların yanı sıra iki ülke arasında nükleer enerji ve göç alanlarında işbirliği imkanları ele alındı.
Bağış, Türkiye'nin son dönemde komşularıyla takip ettiği sıfır sorun politikası hakkında da ayrıntılı bilgi vererek, Türkiye'nin komşu ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmesinin Batı'ya yönelimini etkilemeyeceğini aktardı.
Bakan Bağış ayrıca, Finlandiya meclisinin AB işlerinden sorumlu büyük komitesi başkan yardımcısı Eero Akaan Pettila ile de bir araya gelerek, parlamento binasındaki Avrupa bilgi merkezi hakkında brifing aldı.
Kaynak: AA


