Egemen Bağış
  • Dil : Türkçe
    Egemen Bağış
  • Dil : Türkçe

    BAĞIŞ, TBMM SORUŞTURMA KOMİSYONU İLE İLGİLİ CHP ÖNERGESİNE CEVABEN GENEL KURUL’A HİTAP ETTİ

    Egemen Bağış, soruşturma komisyonu ile ilgili CHP  önergesine cevaben Genel Kurul’a hitap etti.
    Bağış, şunları söyledi:
    Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir kez daha yüce Meclisimizin Genel Kurulunu saygıyla selamlıyorum.
    Mensubu olmaktan onur duyduğum Adalet ve Kalkınma Partisi Kalkınma Partisinin biraz evvel kabul edilen ilk önergesinde yaptığım konuşmada hakkımdaki iftiralara tek tek cevap verdim.
    Değerli milletvekilleri, tekrar ediyorum, 17 Aralık darbe girişimi kapsamında şahsımın bir iş adamından üç kez rüşvet aldığım iddiası tamamen yalandır, iftiradır; şerefsizce, adice kurgulanmış bir yalandan, iftiradan başka bir şey değildir.
    Değerli arkadaşlar, üç iddia gündeme getirildi. Diyorlar ki: "Bir iş adamının, Türkiye'nin önde gelen sanatçılarından biri olan Ebru Gündeş'in kayınpederinin İtalya'dan bir turist vizesi almasına yardımcı olduğu için 500 bin dolar almış." Bu şahıs İtalya'dan vize başvurusu dahi yapmamış, vize de almamış. Yani, alınmamış bir vize için 500 bin dolar rüşvet aldığımızı iddia ediyorlar. Güler misiniz, ağlar mısınız?
    İkinci iddia; diyorlar ki: "Reza Zarrab'ın aleyhinde çıkacak medyadaki yazıları engellemek için girişimlerde bulundu, 500 bin dolar da bunun için aldı."
    Değerli arkadaşlar, biraz evvel de izah ettim, bir kez daha izah etmek istiyorum: Yunanistan'da resmî bir ziyarette bulunurken, beş yıldır tanıdığım… Eşi Ebru Gündeş Hanımefendi'yi de on beş yıldır tanırım. New York'ta Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu Başkanlığı yaptığım dönemde New York'taki Türk Günü yürüyüşüne gelip ücretsiz konser verdiği günden bu yana da saygı duyduğum, gerçekten vatansever bir sanatçı olduğuna şahitlik ettiğim bir kişidir. Beni eşi arayıp "Bir gazete bana şantaj yapıyor, 'Aleyhinde yazı yazarız bize 1 milyon dolar vermezsen.' diyor. Bu konuda bana yol gösterir misiniz Sayın Bakanım." diye tanıdığı bir siyasetçi olarak benden yardım istediğinde tek bir şey yaptım, dedim ki: Ben o gazeteyi tanımıyorum, benim müdahale etmem de doğru olmaz ama bizim partimizde medyayla ilişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Hüseyin Çelik Bey var, onu arar, bu şikâyetinizi, şantaja uğradığınızı onunla paylaşırım. Ve Hüseyin Çelik Bey de gerçekten… Yanındaki arkadaşlarımın ve gazetecilerin şahitliğinde Hüseyin Çelik Bey'i aradım… "Hüseyin Ağabey, böyle böyle bir duyum var, bir gazetenin şantaj yaptığıyla ilgili bilgi var, takdir sizindir." dedim.
    Yani, ikinci iddia da tamamen palavradır.
    Gelelim üçüncü iddiaya. Diyorlar ki: "Reza Zarrab'ın otel projesine aracılık yaptığı için 500 bin dolar da öyle aldı."
    Değerli arkadaşlar "Reza Zarrab'ın otel projesi" dediği, bir etkinlikte, bana, ortak bir tanıdığımızdan ileride otel yapma düşüncesiyle bir bina aldığını söylediğinde, hem kendisine hem de binayı satan şahsa "Hayırlı olsun." demekten başka hiçbir girişimim olmamıştır. Türkiye'de hiçbir ilçe belediye yetkilisi, hiçbir büyükşehir belediye yetkilisi, hiçbir bakanlık yetkilisi "Egemen Bağış filan şahsın filan otel projesi için bizi aramıştır." dahi diyemez çünkü aramadım. Yani, hakkımdaki üç iddianın üçünün de hiçbir temeli yok.
    Değerli arkadaşlar, gerçekten bir sözde yolsuzluk operasyonu ve darbe girişimi kapsamında bu zamana kadar çok şey yazıldı, çizildi. Biz 17 Aralıktan hemen sonra geldik, bu kürsüden sizlere hitap ettik, o gün bugün hiçbir yerde konuşmadık, bugünü bekledik ama bugünden sonra konuşacağız. Karakter suikastleri gerçekleştirildi, hukuki prosedürler altüst edildi, "Türkiye tarihinin en büyük yolsuzluk operasyonu" diye yutturulmaya çalışılan senaryo ne tesadüf ki tam da 30 Mart yerel seçimlerinin öncesine denk getirildi.
    Değerli arkadaşlar, hakkımızdaki bütün iddiaları ve bu iddialara delil olduğu öne sürülen sözde belgeleri biz de medyadan ve sosyal medyadan öğrendik.
    Düşünebiliyor musunuz, bu iddiaları öğrenebilmek amacıyla avukatım aracılığıyla savcıya başvurup ifademin alınmasını istedim, o dahi uygun görülmedi. Hiçbir bilgi, gizlilik gerekçesiyle bize verilmedi ama medyaya çarşaf çarşaf servis edildi.
    17 ve 25 Aralık darbe girişimlerinin mağdurlarından biri olarak şunu özellikle vurgulamak istiyorum:
    Bu sürecin özeti şudur: Paralel yapının ve işbirlikçilerinin sahip olduğu medya eliyle, sivil toplum kuruluşlarıyla sosyal medya üzerinden servis edilen montajlar ve dublajlar eliyle devlet bürokrasisine sızmalarıyla, en önemlisi, yine paralel yapının yargıdaki uzantıları eliyle yargısız infaz yapılmıştır, yapılmaya da devam edilmektedir. Ama değerli arkadaşlar "Her şerde bir hayır vardır." der ya büyüklerimiz yıllarca camileri ahıra çeviren, mütedeyyin, dindar insanlara öcü muamelesi yapan, ezanın Arapça okunmasına dahi müsamaha gösteremeyen, tahammül edemeyen bazı partinin mensupları bugün Meclis kürsüsünde, şükürler olsun, Rabb'imin adını ağızlarına aldılar.
    Değerli arkadaşlar, paralel yapının uzantısı olduğu anlaşılan bir İnternet çetesinin 2011'den bu yana sistematik saldırılarına maruz kaldık.
    10 Aralıkta katıldığım bir televizyon programı sonrası aldığım tehditler, 17 Aralıkta aslı astarı olmayan zorlama iddialarla bu dosyanın içine dâhil edilmem, bunlarla da yetinmeyip, sonrasında şahsıma karşı devam eden linç kampanyası, bütün bunlar bir araya geldiğinde hesap çok açık. Ama hamdolsun ki milletimiz bunun hesabını 30 Martta sandıkta kesti. Biraz evvel burada söz alanlar 30 Marttan hâlâ ders alamadıklarını, milletin mesajını alamadıklarını ortaya koydular ama 30 Mart da bu ihale şebekesine ve onlarla birlikte hareket eden ihanet siyasetine geçit vermedi. Yanlış hesap bir kez daha sandıktan döndü.
    Kimsenin şüphesi olmasın, milletimiz nasıl bunların hesabını sandıkta kestiyse biz de gerek bu yüce Parlamento çatısı altında gerekse hukuk nezdinde bu müfterilere ve ihanet şebekesiyle hesaplaşmaya devam edeceğiz. Ama şunu da samimiyetle paylaşmakta fayda görüyorum: Bu sorun sadece bizim sorunumuz değildir arkadaşlar.
    Bu sorun hepimizin sorunudur. Gayrimeşru yollardan meşru yollara çıkamazsınız. Kem âlât ile kemâlât olmaz. Bu oyun çok tehlikeli bir oyundur. İftira ve şantaj siyasetine hep birlikte dur demeliyiz.
    Bu ihanet şebekesinin kurduğu tezgâhı hep birlikte bozmalı, bu yapıyla hep birlikte mücadele etmeliyiz. Nitekim Meclis soruşturma komisyonunun kurulması için önergeyi bizzat partimizin vermesi de bunun bir tezahürüdür.
    Şunu da herkes bilsin ki: Önemli olan milletin divanında aklanmak, milletimize olayların gerçek yüzünü anlatmak ve Hakk'ın divanına çıkınca hiçbir şeyin gizli olmadığı, "tape"lerin değil, kalpten geçenlerin dahi aşikâr olduğu o güne hazır olmaktır.
    Değerli arkadaşlar, biraz evvel de anlattım, meşhur hikâyedir: Sokrat idama götürülürken eşi ağlıyor, "Niye ağlıyorsun?" diye eşine sorduğunda "Günahsız yere idama götürülüyorsun." dediğinde "Ne yani, bir de haklı yere mi öldürselerdi?" diyor.
    Değerli arkadaşlar, burada birçok söz söylendi ama Yunus Emre'nin dediği gibi: "Edebim el vermez edepsizlik edene/Susmak en güzel cevap, edebi elden gidene."
    Bakın, arkadaşlar, bir ihanet örgütünün ve bu şebekenin değirmenine su taşıyanların, sadece şahsıma değil, diğer bakan arkadaşlarıma, Başbakanımız ve ailesine karşı da sistematik ve organize bir kampanya yürüttüğü aşikârdır. Bu zaman zarfında ne ideolojik ne de siyasi olarak birbirleriyle alakası olmayan çevrelerin daha sonra "Düşmanımın düşmanı dostumdur." mantığıyla bir araya gelmiş olması da çok ama çok manidardır.
    Yıllarca bu millete "Ata'm izindeyiz." diyenlerin, "Ata'm izindeyiz." diye bağıranların artık "Hocam, emrindeyiz." demeye başladıkları bir döneme girdiğimize hep beraber şahitlik ettik.
    Değerli arkadaşlar, milletimiz her şeyi görmektedir, milletimiz her şeyin farkındadır ve bu iftiralara, bu yalanlara, bu şantajlara boyun eğmedik, bundan sonra da eğmeyeceğiz. Biz alnımızın ak, başımızın dik olduğunu ilk günden beri söylüyoruz. Kurulmuş olan Meclis soruşturma komisyonu hayırlı uğurlu olsun. Biz o komisyonda her soruya cevap vereceğiz. Çok meraklıysanız, partinizin grup başkan vekillerine başvurun, o komisyona sizi koysunlar, orada size de öğretiriz, anlatırız.
    Sayın milletvekilleri, hepinize gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ediyorum. Siyaseti kirletmek için elinden geleni ardına koymayan, paralel örgütün, paralel terör şebekesinin güdümüne düşmüş olanların da bir an evvel kurtulmasını temenni ediyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

    GÜNCEL

    Copyright © 2016 Egemen Bağış

    Brunsia Web Architects
      [Kod-Menu-List]
  • [Kod-Menu-0-Adi]
      [Kod-Menu-0-Alt]
  • [Kod-Menu-1-Adi]
      [Kod-Menu-1-Alt]
  • [Kod-Menu-2-Adi]
    • [Kod-Menu-List]
  • [Kod-Menu-0-Adi]
      [Kod-Menu-0-Alt]
  • [Kod-Menu-1-Adi]
      [Kod-Menu-1-Alt]
  • [Kod-Menu-2-Adi]
    • Menü
    • [Kod-Menu-List]
  • [Kod-Menu-0-Adi]
  • [Kod-Menu-0-Alt]
  • [Kod-Menu-1-Adi]
  • [Kod-Menu-1-Alt]
  • [Kod-Menu-2-Adi]
  • [Kod-Blog-Baslik]