BAĞIŞ'IN BRÜKSEL TEMASLARI
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Brüksel'deki temasları çerçevesinde AB Komisyonu'nun enerjiden sorumlu üyesi Andris Piebalgs ile bir araya geldi.
Görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bağış, "AB katılım müzakerelerinde çevre faslının açılması için Dicle ve Fırat sularını uluslararası yönetime bırakmayı kabul ettiğimiz iddiası hayal mahsulüdür" dedi. Egemen Bağış, çevre faslı hakkında Türkiye'nin 13 Kasımda AB tarafına sunduğu Müzakere Pozisyon Belgesi'nde "böyle bir ifade bulunması bir yana böyle bir konu dahi olmadığını" kaydetti.
Bağış, AB'nin yeni anayasası Lizbon Anlaşması'nın yürürlüğe girmesinin genişlemeyi nasıl etkileyeceğinin sorulması üzerine "Bu Türkiye açısından önemli bir gelişmedir, umut vericidir. Çünkü AB içindeki belirsizliklere son vermiştir, karar alma mekanizmaları biraz daha rahatlamıştır. Bu çerçevede AB'nin kendi önünü görebilme yeteneği artmıştır. Kendi önünü göremeyen bir AB'nin genişlemeye odaklanma ihtimali yoktu" diye konuştu.
Brüksel temasları çerçevesinde AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn ile bir araya gelen Bağış, AB Komisyonu'ndaki ikinci döneminde Ekonomik ve Parasal İşler Komiserliğine atanması nedeniyle Rehn'i tebrik etti. Finlandiyalı Liberal Rehn de yeni görevinde Türkiye ile yakın çalışmayı sürdüreceğini belirtti.
Görüşme sonrasında Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesi'ne hitap eden ve milletvekillerinin sorularını cevaplandıran Bağış, AB'nin enerji güvenliği, terörle mücadele, kaçak göçün engellenmesi, insan ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele, uluslararası sorunların barışçıl yöntemlerle çözülmesi, demokrasi ve insan haklarının güçlendirilmesi gibi temel sorunların üstesinden Türkiye ile birlikte çok daha kolay gelebileceğini belirterek Türkiye'nin AB üyeliğine destek istedi.
Türkiye'nin bölgesinde "komşunun evi tutuşmuşsa yangın sana da sıçrar" bilinciyle hareket ettiğini ve İsrail-Suriye, Afganistan-Pakistan, Bosna Hersek-Sırbistan, Gürcistan-Rusya ve İran'la Batı başta olmak üzere birçok uluslararası sorunda ya arabulucu ya kolaylaştırıcı ya da teşvik edici olarak çözüm tarafında yer aldığını vurgulayan Bağış, 1,5 milyarlık İslam aleminin Türkiye'nin AB üyelik sürecini yakından takip ettiğini hatırlattı.
"Türkiye'de toplumun bazı kesimlerinin demokratik haklarından faydalanmada zorluklarla karşılaştığının farkına vararak demokratik açılımı başlattıklarını" anlatan Bağış, AB'nin terörle mücadelede Türkiye'ye daha fazla destek vererek bu süreçte bazı somut adımların atılmasını kolaylaştırmasını istedi.
Düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezi'nin Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ile ortaklaşa düzenlediği bir toplantıya da katılan ve Türkiye'nin AB üyelik sürecini anlatan Bağış, enerji güvenliği, terörle mücadele, insan ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele, uluslararası sorunların barışçıl yöntemlerle çözülmesi, refahın yaygınlaştırılması, demokrasi ve insan haklarının güçlendirilmesi gibi AB'nin karşılaştığı temel sorunların Türkiye'nin de meseleleri olduğunu belirterek, Türkiye'nin AB üyeliğinin tüm bu sorunların çözümünü kolaylaştıracağını ve AB'yi küresel aktöre dönüştüreceğini anlattı.
Kaynak: AA


