"RUHBAN OKULU MESELESİ BİR İNSAN HAKLARI KONUSUDUR"
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Ruhban okulu ile ilgili olarak eğer Türkiye'de bir düzenleme yapacaksak bu AB süreci, Amerika'nın ve Arap dünyasının talepleri ile alakalı değil. Bu bizim iç meselemiz olarak değerlendirilir" dedi.
Türk-Arap Ekonomi Forumunda, gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bağış, bugün Türkiye'de yaşayan yaklaşık 2 bin 500 civarında Rum Ortodoks vatandaş bulunduğunu belirterek şunları kaydetti:
"Bu vatandaşlarımız bizimle birlikte asırlardır aynı toprağı, aynı suyu paylaşıyorlar. Aynı vatana askerlik yapıyorlar. Aynı hazineye vergi ödüyorlar. Aynı ülkenin kalkınması için katkıda bulunuyorlar. Eğer bizim kendi vatandaşlarımızın kendi dini ve eğitim ihtiyaçları ile ilgili sorunları varsa onu inceleriz, onu gidermenin yolunu ararız, bulmaya çalışırız.
Lozan anlaşmasında azınlıkların, dini ve eğitim ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik bir takım hakları da olduğunu söyleyen Bağış, onu da birlikte değerlendirmek gerektiğini belirtti.
Bağış, "Bu, Anayasamızın incelenerek istişare edilmesi gereken bir konudur. Bunu Türkiye olarak inceleriz, tartışırız, konuşuruz, sonra karar veririz ama bunu Amerika, Avrupa istedi diye yapmanın kendi vatandaşımıza haksızlık olduğunu düşünüyorum. Bununla ilgili eğer bir adım atacaksak Yunanistan Hükümetinin de Batı Trakya'da yaşayan Türk kardeşlerimizin eğitim ve dini vecibeleriyle ilgili ihtiyaçlarını aynı şekilde hassasiyetle ele alması gerektiğini düşünüyorum. Ama bunun bir AB süreci olarak değerlendirilmesini de mantıklı bulmuyorum" dedi.
Ruhban okulu konusunun Kıbrıs konusuyla özdeşleştirilmesinin ise biraz elma ile armudu karıştırmak gibi geldiğini söyleyen Bağış, Kıbrıs konusunda Türkiye'nin ortaya koyduğu tezi hatırlatarak, "Biz diyoruz ki; eğer KKTC'ye uygulanan izolasyonlara son verilirse KKTC'de yaşayan kardeşlerimiz dünya ile direkt ticaret yapabilirlerse o zaman yine geçmişte olduğu gibi, 1980'li yıllara kadar sürdüğü gibi Kıbrıs Rum kesimine ait gemilerin, uçakların ülkemize gelmesi konusunu değerlendirebiliriz. Bu tanıma anlamına gelmez" şeklinde konuştu.
Bugün dünyada birçok ülkenin Tayvan'ı tanımadığını ama ticaret yaptığını, ifade eden Bağış, "aynı şeyin KKTC için de geçerli olması gerek. Benim şahsi fikrim. Bunu bakanlar kurulunda ilgili mercilerle tartıştıktan sonra resmi politikalarımızı belirleriz" dedi.
Bağış, "Eğer Türkiye'de bir ruhban okulu konusu varsa bu bir insan hakları meselesidir. Kendi vatandaşlarımızın ihtiyacı meselesidir. Vatandaşlarımızla oturur konuşuruz, onların ihtiyaçlarını belirleriz, onların çözümü bizim hukuki çerçevemiz içinde nasıl olur ona bakarız. Ondan sonra da ilerleriz diye düşünüyorum" diye konuştu.
Bu konu ile ilgili bir Anayasa değişikliğine ihtiyaç olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine de Bağış, "Benim şahsi kanaatim bu konuda Anayasa değişikliğine ihtiyaç olmadığı yönünde. Çünkü Lozan anlaşması, uluslararası anlaşma olarak Anayasamızdan da önemli bir anlaşma. Cumhuriyetimizin kurulduğu dönemden bu yana takdir ettiğimiz, saydığımız ve birçok uluslararası ihtilafta da ortaya koyduğumuz bir metin. O çerçevede değerlendirdiğimiz zaman, dediğim statüde, Milli Eğitim Bakanlığının gözetim ve denetimi altında bir lise olarak faaliyete açılması konusunda bence Anayasamızla ilgili bir sıkıntı yok. Bunu Anayasa hukukçuları ile değerlendirdikten sonra Türkiye olarak buna karar veririz" dedi.
Kaynak: AA


