Egemen Bağış
  • Dil : Türkçe
    Egemen Bağış
  • Dil : Türkçe

    BAĞIŞ, "ENTEGRASYON BİZİM İÇİN DE ONLAR İÇİN DE KAZANÇ SAĞLAYACAKTIR" DEDİ

    Mecidiyeköy Kültür Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Siyaset Akademisi'nde "Avrupa Birliği (AB) Müzakere Süreci" konulu ders veren Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB konusunun sadece bir kişinin, toplumun, partinin veya kesiminin sahiplenemeyeceği kadar önemli bir proje olduğunu söyledi.

    AB üyeliğinin, Türkiye'deki herkesin hayatını etkileyecek proje olduğunu ve bu konuda bugün ortak bir heyecanın yakalandığını kaydeden Bağış,"Türkiye'de bugün baktığınızda gençlerin de yaşlıların da askerlerin de sivillerin de Doğuluların da Batılıların da Müslümanların da gayrimüslimlerin de işçilerin de memurların da herkesin kendiden bir şeyler bulabileceği bir proje Avrupa Birliği" diye konuştu.

    Bağış, Türkiye'nin, AB serüveninin 1959'da başladığını ve sürecin ilk 45 yılında Türkiye'nin müzakereler başlama tarihi bile alamadığını belirterek, şunları söyledi:

    "45 yıl boyunca kimileri darbe yapıp AB sürecini tamamen kitlemişler, kimileri 'bu işin yolu Diyarbakır'dan geçer' deyip tamamen hedef saptırmışlar. Kimileri 'nüfusumuz 70 milyonu geçsin sonra ümüklerini sıkacağız' deyip zamana yaymak istemişler, kimileri AB'den gelen teklifleri reddetmişler, 'onlar ortak, biz pazar oluruz' korkusuyla tamamen bu süreci dışlamışlar."

    Bağış, AK Parti'nin iktidara gelmesinin ardından Aralık 2002'de yapılan Kopenhang Zirvesi'nde Türkiye'nin siyasi kriterlerdeki eşiği aşabilmesi durumunda müzakerelerin gecikmeksizin başlatılması konusunda karar çıkarıldığını, bunun ise 45 yıllık AB sürecinin dönüm noktası olduğunu kaydetti.

    Bağış, 2004'teki 17 Aralık Zirvesi'nde ise ortaya koydukları kararlılıkla müzakerelerin başlandığını belirterek, şunları kaydetti:

    "Neden aldık? 45 yıldır yapılamayanı nasıl yaptık? Avrupa'yı bize tarih vermeye mecbur bırakarak yaptık. AB süreci bugüne kadar hep sıkıntılı oldu. Bundan sonra da sıkıntılı olacak. Bu süreçte çok ciddi sabır gerekiyor. Bu sürecin içerisinde çok ciddi psikolojik harp gerekiyor. Çünkü Avrupalılar da Türkiye'de iki taraf için uzun vadede bu sürecin 'kazan kazan' olduğunun farkındalar. Bugün Avrupa'nın önümüzdeki 30 yıl içinde karşılaşacağı sorunların listesini çıkarsak, aynı şekilde Türkiye'nin önümüzdeki 30 yıl içinde karşılaşacağı sorunların listesini çıkarsak bu entegrasyonun bizim için de onlar için de bir kazanç sağlayacağını hepimiz görürüz."

    Bağış, AB'nin en büyük sorunlarından birini enerji konusunda yaşadığını, Türkiye olmadan AB'nin bu sorununu çözmesinin neredeyse imkansız olduğunu söyledi.

    Avrupa nüfusunun giderek yaşandığını ve gelecekte Avrupa'nın kendi sosyal sigortalar sistemini çevirmesinin mümkün olamayacağını da kaydeden Bağış, buna karşın Türkiye'de yaş ortalamasının 28 olduğunu kaydetti.

    Bağış, AB'deki büyük ülkelerin; Türkiye gibi nüfusu 70 milyonu aşmış bir ülkenin AB'ye tam üye olduğu gün, Avrupa Parlamentosu'nda onlardan çok koltuğu olacağının, Avrupa komisyonlarındaki karar mekanizmalarında daha fazla temsilci bulunduracağının ve Avrupa'nın bütçesinin hazırlanmasında daha etkin konumda olacağının farkına olduklarını söyledi. Bunun için mümkün olduğu kadar yavaşlatmaya, zamana yaymaya çalıştıklarını ifade eden Bağış, "Şimdi bu bir 'kazan kazan formülü üzerine kurulu' diyoruz ama, bizim kazancımız kısa vadede daha yüksek. Onların kazancı uzun vadede daha yüksek. Bu heyecan hepimizin ortak heyecanıdır. Hepimizin AB sürecini iyi anlamamız ve iyi anlatmamız lazım" diye konuştu.

    Bağış, AB sürecini Türkiye'nin diyetisyeni olarak adlandırdığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    "Hepimiz sağlıklı bir yaşam için beslenmemize dikkat etmemiz gerekiyor. Bunun için de yağlı yiyeceklerden uzak durmamız ve spor yapmamız gerektiğini hepimiz biliriz ama bunu hepimiz gerçekleştiremeyiz. Lezzetli yemek gördüğümüzde yeriz. Spor yapmaktansa televizyonun önünde oturup dondurma yemeyi tercih ederiz. Ama ne zaman ki ufak tefek sağlık sorunları yaşadığımızda bir doktor ya da diyetisyene gideriz. O da bize bir reçete yazar. Bunu uyguladığınız zaman siz kazançlı olursunuz. Diyetisyenin fazla bir kazancı olmaz. Bugün AB üyesi olan 27 ülke bu süreçten geçmiş. Hepsi başladıkları gün ile bitirdikleri gün açısından karşılaştırıldığında, daha da güçlenmişler. Bizim milletimizin de onların standardında, hatta onların standardının üstünde yaşamaya hakkı olduğuna eğer inanıyorsak ki, biz inanıyoruz. Onun için siyasetteyiz. Bizim bu reçeteyi uygulamamız lazım."

    Kaynak: AA

    GÜNCEL

    Copyright © 2016 Egemen Bağış

    Brunsia Web Architects
      [Kod-Menu-List]
  • [Kod-Menu-0-Adi]
      [Kod-Menu-0-Alt]
  • [Kod-Menu-1-Adi]
      [Kod-Menu-1-Alt]
  • [Kod-Menu-2-Adi]
    • [Kod-Menu-List]
  • [Kod-Menu-0-Adi]
      [Kod-Menu-0-Alt]
  • [Kod-Menu-1-Adi]
      [Kod-Menu-1-Alt]
  • [Kod-Menu-2-Adi]
    • Menü
    • [Kod-Menu-List]
  • [Kod-Menu-0-Adi]
  • [Kod-Menu-0-Alt]
  • [Kod-Menu-1-Adi]
  • [Kod-Menu-1-Alt]
  • [Kod-Menu-2-Adi]
  • [Kod-Blog-Baslik]