• Dil : Türkçe
  • Dil : Türkçe

    İSTANBUL FARKLILIĞIN VE AHENGİN BAŞKENTİ

    The Guardian Gazetesi Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın “Türkiye'nin AB yolunda İstanbul'un özel görevi” başlıklı makalesine yer verdi.
    Makalede şu satırlar yer aldı:
    Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmek için yaptığı ilk başvurunun üzerinden 25 yıl, tam üyelik müzakerelerinin başlamasının üzerinden ise 7 yıl geçmiştir. Girdiğimiz bu yol uzun bir yoldur ve bu sürecin zaman alacağının her zaman farkındaydık. Ancak, Türklerin AB üyeliği fikrinden soğumaya başladığı veya Avrupalıların Türkiye'ye olan ilgilerini kaybettiği düşüncesi yersiz ve yanlıştır. Aslında durum tam tersidir.
    Türkiye'nin AB ile bütünleşmesinde neredeyse hiç fark edilmeyen, fakat aslında dikkate değer ilerlemeler, Brüksel ve Ankara'da sürdürülen kalıplaşmış müzakerelerden uzakta, her gün İstanbul'da ve ülkenin tamamında olmak üzere tabanda gerçekleşmektedir. AB konusunun, sokaktaki vatandaşlarımızın hayatına girmesi için, AB reform sürecine ilişkin farkındalığı artırmayı amaçlayan bir ulusal program geliştirdik ve il düzeyinde ve yerel düzeyde ortak platformlar oluşturduk.
    Türkiye'deki her ilde, AB reform sürecini yerel düzeyde izleyen ve koordine eden ve Bakanlığımız himayesinde çalışan il AB daimi temas noktaları bulunmaktadır.  Bu yerel birimler, ortak özelliklere veya benzer ekonomilere ve endüstrilere sahip AB şehirleri ve bölgeleriyle bağlantı kurulmasını da amaçlamaktadır. Böylece, Türkiye'deki şehirler, AB şehirleriyle eşleşebilmekte ve emsallerinin deneyimlerinden faydalanabilmekte.
    Bu bağlantının kurulmasıyla, insanları birbirine yakınlaştıran ve ortak anlayışı geliştiren,  şehirden şehre etkileşim başlamaktadır. Bu proje, yalnızca Türkiye'nin 81 ilini değil, AB haritasında yer almak isteyen daha küçük yerleşim merkezlerini de kucaklamaktadır.  Hâlihazırda, Türkiye'deki 1103 ilçe ile AB'deki muadilleri arasında bağlantı kurulmuş durumdadır. Nihai olarak bir AB bütünleşmesi ve dönüşümünü amaçlayan bu etkileşimler, geleneksel "Kardeş Şehirler" buluşmasının ötesine geçmektedir.
    Bu yaklaşımın temelinde bir felsefe yatmaktadır. Amacımız, bir yandan Birliğin kentsel ve kurumsal boyutuyla yakından ilgilenmek, diğer yandan Türk ve AB halkını, Türkiye'nin üyeliğiyle birlikte Avrupa Birliği'nde bir "kazan-kazan" durumu oluşacağına ikna etmektir.
    İstanbul, farkedilemeyen ve tabanda gelişen Türkiye-Avrupa entegrasyonu bakımından bir mücevher niteliğindedir. Giderek artan sayıdaki Avrupalı, Türkiye'nin bu en büyük şehrini her yıl ziyaret etmektedir. İstanbul ayrıca, son günlerde Hollywood'un gözde film setlerinden biri olarak dünyada ışıldamaktadır. Skyfall, Argo ve Taken 2 filmleri, bu şehrin baş döndürücü bir dekor ve perde arkası olarak kullanılmış olduğu en son yapımlardır. Film yönetmenleri, şehrin enfes siluetini başarıyla keşfetmiş ve küresel ölçekte izleyiciye bu cazibeyi aktarmıştır.
    Bana göre, İstanbul aynı zamanda, yüksek sanatsal ve kültürel değerleriyle çok daha önemli bir kenttir çünkü İstanbul'un muhteşem büyüsü film sahnelerinin de ötesine geçmiştir. Şehir, Doğu ve Batı uyumunun anıtsal nitelikte bir kanıtıdır ve bu nedenle, Türkiye'nin AB sürecini kolaylaştırıcı olmak gibi özel bir görev üstlenmiştir.
    İstanbul, insanlık tarihinin ve Türkiye'nin geleceğinin yansımasıdır. İstanbul ekonomisi Türkiye'nin gayrisafi yurtiçi hâsılasının yaklaşık 5'te birini temsil etmektedir. İstanbul Avrupa'yı Asya'ya bağlamakta ve Türkiye ile AB arasında güçlü bir köprü görevi görmektedir. İstanbul, Türkiye'nin ahenk ve çeşitliliğini yansıtmaktadır.  İstanbul kültürler ve dinler arasındaki asırlık etkileşimi yansıtan kültür başkentidir.
    'Kardeş şehirler' projesiyle, İstanbul'un dünyada 200 şehir ile bağlantısı bulunmaktadır.  Bunların 65'i AB şehirleridir. Bakanlığımız, AB perspektifine özel uyum göstererek ve mevcut bağlarını kurumsallaştırarak, daha fazla gruba hitap etmek istemektedir.  İstanbul'da üniversiteler, kentsel kuruluşlar ve STK'lar tarafından AB'ye entegrasyon sürecini artırmayı hedefleyen 30 önemli proje yürütülmektedir.
    Geçtiğimiz aylarda İstanbul, Köln ile kültürel projeler konusunda işbirliği yapmış, Barselona ile bir iş platformu gerçekleştirmiş, Kopenhag ile bir Sürdürülebilirlik Zirvesi yapmıştır. AB hibeleri İstanbul-Ankara arasındaki hızlı tren projesinde kullanılmıştır. Türkiye'nin Doğu ile Batı arasındaki özel rolünü ortaya koyacak ve Avrupa ile Asya'yı birbirine daha fazla bağlayacak üçüncü Boğaz Köprüsünü inşa etme aşamasındayız.
    Her şeyin ötesinde, kanaatimce, AB, Türkiye olmadan eksik kalacak büyük bir barış projesidir. AB sosyal uyum, hoşgörü ve uyumluluk demektir. Bu değerleri önemsiyoruz ve bölgemizdeki barış ve gelişmişliğe katkısının farkındayız. Tam bir başarı elde etmek için ihtiyacımız olan şey açık ve önyargısız bir vizyondur.
    Kaynak: http://www.guardian.co.uk/commentisfree/2012/dec/22/istanbul-turkey-eu-integration

    GÜNCEL

    Copyright © 2016 Egemen Bağış

    Brunsia Web Architects
      [Kod-Menu-List]
  • [Kod-Menu-0-Adi]
      [Kod-Menu-0-Alt]
  • [Kod-Menu-1-Adi]
      [Kod-Menu-1-Alt]
  • [Kod-Menu-2-Adi]
    • [Kod-Menu-List]
  • [Kod-Menu-0-Adi]
      [Kod-Menu-0-Alt]
  • [Kod-Menu-1-Adi]
      [Kod-Menu-1-Alt]
  • [Kod-Menu-2-Adi]
    • Menü
    • [Kod-Menu-List]
  • [Kod-Menu-0-Adi]
  • [Kod-Menu-0-Alt]
  • [Kod-Menu-1-Adi]
  • [Kod-Menu-1-Alt]
  • [Kod-Menu-2-Adi]
  • [Kod-Blog-Baslik]