100 KONUDA AB'NİN GÜNLÜK HAYATIMIZA ETKİLERİ
Avrupa Birliği Genel Sekreterliği ve Açık Toplum Vakfı iş birliğiyle kamuoyunun, AB müzakere sürecine olan desteğinin güçlenmesine katkıda bulunması amacıyla hazırlanan '100 Konuda AB'nin Günlük Hayatımıza Etkileri' adlı kitap, 5. kez güncellenerek dağıtılmaya başlandı.
Temel haklar, kadınlar, çocuklar, tarım, hayvancılık, balıkçılık, gıda güvenliği, tüketiciler, taşımacılık, çalışma hayatı, engelliler, eğitim, çevre, hayvan hakları konularının ele alındığı 72 sayfalık kitap, AB'ye uyum yönünde Türkiye'nin kabul ettiği veya edeceği çeşitli düzenlemelerin, toplumun farklı kesimleri üzerinde doğurduğu veya doğuracağı etkileri ortaya koyarak, konuya ilişkin farkındalık düzeyinin arttırılmasına katkıda bulunmak amacıyla hazırlandı.
İlk versiyonu 2007 yılında yayımlandığında kamuoyunda büyük bir ilgiyle karşılanan kitap, yurdun her köşesinden telefon ve e-posta ile talep edildi, internetten binlerce kez indirildi. Açık Toplum Vakfı ve AB Genel Sekreterliği iş birliğiyle 10 bin adet basılan kitap, yurdun her köşesinde dağıtılmaya başlandı.
Önsöz bölümünde kitap hakkında görüşlerini belirten Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, çağdaş Türkiye'nin geleceğinin AB'de olduğunu, AB'nin Türkiye'nin güçlenmesi, demokrasinin olgunlaşması ve bireysel hakların Avrupa standartlarına yükselmesi açısından önemli bir süreç olduğunu ifade etti.
Bu sürecin Türkiye'de kadını, erkeği, askeri, sivili, genci, yaşlısı, işçisi, işvereni, Alevi'si, Sünni'si, Müslüman olanı, Müslüman olmayanıyla bütün vatandaşların ortak yararına olduğunu vurgulayan Bağış, dolayısıyla bu sürece hep birlikte sahip çıkılması gerektiğini belirtti.
Türkiye'ye yakışanın, kendi halkının mutluluğu için gerekli reformları el ele vererek gerçekleştirmek, çağdaş bir hukuk düzenine kavuşmak olduğunu dile getiren Bağış, şunları kaydetti:
'Hedefimiz, ülkemizde gerçekleştireceğimiz dönüşümle elde edebileceğimiz AB tam üyeliğidir. Dört platformlu yeni AB stratejimiz çerçevesinde siyasi reformlarımıza ve 35 fasılda müzakerelere kararlı adımlarla devam ediyoruz. Bu zorlu yolda AB müktesebatına uyum çok kapsamlı bir süreç olup ciddi bir koordinasyon gerektirmektedir. Toplumun farklı kesimlerinin de sürece olabildiğince dahil edilmesi zaruridir.
Biz AB sürecini halkımızın projesi olarak görüyoruz. Dolayısıyla da halkın, sivil toplumun bu süreçte doğrudan yer alması gerektiğine inanıyoruz. AB stratejimizin dört temel ayağından biri de iletişimdir. İki yönlü AB iletişim stratejimiz vasıtasıyla bir yandan AB'nin ülkemizde doğru anlaşılması amaçlanırken, diğer yandan AB üyesi ülkelerde Türkiye'nin doğru bir şekilde anlatılması ve algılanması hedeflenmektedir. Bu bağlamda, Türk ve Avrupa kamuoyunda mevcut bilgi eksikliğini gidermeyi AB ve Türkiye'de Türkiye'nin üyeliğine ilişkin tartışmaları somut bilgilere dayandırarak zenginleştirmeyi ve karşılıklı ön yargıları aşmayı amaçlıyoruz.'
Açık Toplum Vakfı ile hazırladıkları bu kitabın bilgi kirliliğinin giderilmesine ve AB ile ilgili temel konulara yalın bir dille açıklık getirilmesine hizmet edeceğine inandıklarını belirten Bağış, AB'yi çağdaşlaşma projesi olarak gören hükümetin bu yolda gerekli adımları atmaya azim ve kararlılık içinde devam edeceğinden kuşku duyulmaması gerektiğini bildirdi.


