AB GENEL SEKRETERLİĞİ'NİN İSTANBUL OFİSİ AÇILDI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın da katıldığı Beşiktaş Ortaköy'de yer alan Avrupa Birliği Genel Sekreterliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ortaklaşa kullanacağı AB Merkezi İstanbul Ofisi'nin açılış törenine katıldı.
Başbakan Erdoğan ve Bağış'ın birer konuşma yaptığı törende, AB'ye katılımın, Türkiye'nin çağdaş medeniyet seviyesinin üzerine çıkma idealini gerçekleştirmek için çok önemli bir süreç olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, bu ofisin AB sürecine önemli katkıları olacağına inandığını ifade ederek, hayırlı olması temennisinde bulundu.
Başbakan Erdoğan, "Türkiye artık 19. yüzyılın hasta adamı değildir. 21. yüzyılın etkin ve dinamik aktörüdür" diyerek, AB'ye üyeliğin Türkiye'ye getireceği yükümlülüklerin farkında olduklarını ifade etti ve Türkiye'nin AB'ye yük olmaya değil, yük almaya gittiğini söyledi.
Medeniyetler İttifakı'na da değinen Başbakan Erdoğan, "Artık dünya küresel barışı arzuluyor. Medeniyetler çatışmasına değil, Medeniyetler İttifakı'na koşuyor." dedi.
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış da konuşmasında hükümet olarak göreve geldiklerinde en büyük hedeflerinin Avrupa Birliği olduğunu belirterek, "Yarım asırdır gel gitlerle dolu olan AB sürecini gerçek ve varılabilir bir hedef haline getirdik" dedi.
Bağış, İstanbul'da açılan merkezin, İstanbulluların, Avrupa kentleriyle ortak gelecek ideallerini paylaşacakları bir mekan olacağını ifade ederek, "Keza benim de TBMM'de 2002'den bu yana temsil etmekten onur duyduğum İstanbul, Türkiye'nin özetidir, aynasıdır. Aynı zamanda hoşgörünün ve diyaloğun da merkezidir" dedi.
Bağış, Türkiye'nin üyeliğinin AB'yi sadece küresel bir aktöre değil, aynı zamanda 21'inci yüzyılın bir medeniyet projesine de dönüştüreceğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Türkiye ve Avrupa'yı birbirine bağlayan gerçek unsur, aslında 110 bin sayfalık AB müktesebatından daha öteye, toplumlarımızın paylaştığı ortak değerlerdir. Ben o nedenle Avrupalı dostlarıma hep şunu hatırlatıyorum, Türkiye'nin AB üyelik süreci sadece 72 milyon vatandaşımız tarafından değil, sadece 1,5 milyarlık İslam dünyası tarafından da değil, hangi kültürden olursa olsun, hangi kıtada olursa olsun medeniyetler çatışması noktasında endişesi olan büyük bir insanlık alemi tarafından da yakından takip ediliyor."
Türkiye'nin AB sürecindeki kararlılığı ve iradesinin tam olduğunu vurgulayan Bağış, "Reformlarımız bizim bu kararlılığımızın bir yansımasıdır" diyerek şunları kaydetti:
"Birçok AB üyesinden daha ileri seviyede bir ekonomik ve demokratik gelişmeyi bu sayede Türkiye başarabilmiştir. Bugün Türkiye, 7 yıl öncesine nazaran daha demokratik, daha zengin ve daha dinamik bir ülkedir. Şimdi de milli birlik ve kardeşlik projesi olarak adlandırdığımız demokratik açılım sürecimizle birlikte son derece önemli adımları atıyoruz, atmaya da devam edeceğiz. Biz esasen AB müzakerelerini tarihimizin en büyük demokratik açılımlarından biri olarak görüyor, süreci bu anlayışla yürütüyoruz. Türkiye'mizin Batı ile bütünleşmesi, demokrasinin Türkiye'de olgunlaşıp yetkinleşmesi ve Türk insanının layık olduğu yaşam kalitesine kavuşması sürecinin en büyük güvencesi AK Parti'dir ve Sayın Başbakanımızdır. Türk halkının bize verdiği demokratik yetkiyi kullanarak, Türkiye'yi daha ileriye daha mükemmele taşıyoruz."
Bağış, konuşmasının sonunda Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 75. yıl dönümünü de kutladı.
Konuşmaların ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, Devlet Bakanı Egemen Bağış, eşi Beyhan Bağış, Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski, İstanbul Valisi Muammer Güler ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile kurdele keserek AB Genel Sekreterliği İstanbul Ofisinin açılışını yaptı.
Kaynak: AA


