<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
    <channel>
      <title>egemenbagis.com</title>
      <link>
      http://www.egemenbagis.com/
      </link>
      <language>tr-tr</language>
      <ttl>40</ttl>
      <description>Egemen BAĞIŞ</description>
      <item>
        <title>SİVİL ANAYASA AB SÜRECİNİ HIZLANDIRACAK</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=right&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/kocaeli1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Kocaeli Sanayi Odası'nda 'Avrupa Birliği Müzakereleri' konulu konferansta konuşma yapan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin AB sürecinin hiçbir siyasi parti, meslek grubu ya da coğrafi bölgenin değil, herkesin ortak meselesi olduğunu söyledi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;


&lt;P&gt;'AB sürecinde hepimizin yaşam standardı, hayata bakışı değişiyor' diyen Bağış, göreve geldiği 1,5 yıl içinde Türkiye'nin tamamını ilgilendiren sürecin, Türkiye'nin tamamının katkısına ihtiyaç duyduğunu hissettiğini söyledi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Türkiye'nin sivil bir Anayasaya kavuşması halinde AB sürecinde ciddi bir hızlanma yaşanacağını savunan Bağış, şöyle devam etti:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;'2010 yılındaki 12 Eylül, demokrasinin önünün açıldığı, bireyse özgürlüklerin önünün açıldığı bir 12 Eylül olacak. Tabi bazı çevreler o bu Anayasa değişiklik paketiyle ilgili referandumu siyasileştirmeye çalışıyorlar. Sanki bu bir partinin bir adayın seçimiymiş gibi bir hava yaratmaya çalışıyorlar. Halbuki insanların karar vereceği çok açık ve net sorular var.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Türkiye, vatandaşının Anayasa mahkemesine bireysel başvuru yapmasını istiyor mu istemiyor mu? Kadınlarımızın, çocuklarımızın, özürlülerimizin bir takım güvencelerinin Anayasal korunma altına alınmasını istiyor mu istemiyor mu? Anayasa Mahkemesinin yapısının 11 üyeden 17 üyeye çıkarılarak iki daire altında daha etkin çalışmasını istiyor mu istemiyor mu? Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunun üye sayısının 7'den 22'ye çıkarılarak Türkiye'nin 11 bin hakim ve savcısının ihtiyaçlarına daha rahat cevap verebilecek 3 daire altında çalışmasını istiyor mu istemiyor mu? Türkiye'de kamu denetçiliği kurumunun kurulmasını istiyor mu istemiyor mu? Kamu çalışanlarının toplu sözleşme hakkına kavuşmasını istiyor mu istemiyor mu? Yurt dışına çıkış yasağıyla ilgili yargı kararı olsun mu olmasın mı? İnsanların fişlenmesine son verilsin mi verilmesin mi? &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bunların kararı verilecek.'&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>BÜYÜKELÇİ JEFFREY’DEN VEDA ZİYARETİ</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=left&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/jeff1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;ABD Büyükelçisi James F. Jeffrey, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’a Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’ndeki makamında veda ziyaretinde bulundu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;Kabulde konuşan Bağış, kendisi için çok değerli bir dost olan Jeffrey'yi 1999 yılından beri tanıdığını belirterek, büyükelçinin "Türkiye'de görev yaptığı her dönemde Türkiye-ABD ilişkilerine çok büyük katkılarda bulunduğunu" kaydetti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Jeffrey'nin iki ülke arasında yapılan terörle mücadelede işbirliğine de büyük katkılarda bulunduğunu belirten Bağış, terör örgütü PKK'nın ABD'nin de düşmanı olarak tanımlanmasında da aynı katkıyı sağladığını kaydetti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bağış, büyükelçiye ayrıca Türkiye'nin AB üyeliği konusunda da teşekkür etmek istediğini söyledi. ABD'nin her dönemde Türkiye'nin AB üyeliğine tam destek verdiğini hatırlatan Bağış, "Bazen Avrupalı dostlarımız bundan hoşnut olmasa da bundan her zaman etkilendiler" dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>TARİHİ FIRSATA “EVET”</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=right&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/haberturk2.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, son olarak 27 Temmuz 2010 tarihli Habertürk Gazetesi’nde yayımlanan periyodik makalesinde Anayasa Değişikliği Paketi ve Referandum sürecine değindi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;Bağış, makalesinde şu satırlara yer verdi:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;12 Eylül'de yapılacak referandum, Türkiye'nin yakın tarihinde yaşanan acılarla yüzleşip, bu acılardan arınmak için olduğu kadar; ülkemizin gelecek tasavvuru açısından da kaçırılmaması gereken tarihi bir fırsattır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Millet egemenliğinin gerçek anlamda hayata geçirilmesi, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" düsturunun hâkim kılınması için 12 Eylül 2010 tarihi, bir milat olacaktır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;12 Eylül referandumu, kendi milletini tehdit olarak gören, çobanın oyu ile kendi oyunun eşit olmasını hazmedemeyen zihniyete vurulacak son darbedir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;12 Eylül'de Türkiye, Mevlânâ'nın dediği gibi "Şimdi yeni şeyler söylemek lazım" diyeceği yeni bir güne adım atacaktır. Türk milleti bu ülkenin değerlerinin, genç beyinlerin nasıl bir hiç uğruna, boş bir dava uğruna birbirlerine düşürüldüğünü hiçbir zaman hatırından çıkarmadı. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Demokrasinin istisna olmasını, Türkiye'ye ve Türk milletine layık görülen olağanüstü koşulları milletimiz hiçbir zaman hak etmedi. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Öte yandan, anti demokratik girişimler karşısında milletin sessiz kaldığını düşünenler ve "milletin bize eli mahkûm" diyenler de sandıklar karşısında her zaman aciz ve yenik duruma düştüler. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;12 Eylül 2010 tarihinde de Türkiye'yi 30 yıl öncesine döndürmek isteyenler sandık karşısında bir kez daha yenilgiye uğrayacaklardır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Esasen şimdiden o günün sonuçlarını görüyorlar ve referandumda "hayır" çağrısı yaparken dahi içine düştükleri çelişkinin utancını yaşıyorlar. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Sokakların "evet" çağrılarını gördükçe kendilerinin siyasi akıbetinden endişe ediyorlar. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Şu an referanduma hayır çağrısı yapan siyasi çevrelerin bundan büyük bir pişmanlık yaşadıklarından artık kuşku duymuyoruz. Kendi tabanlarının sesine kulak vermeyenlerin bunun altında ezildiğini görüyoruz. Zira referandumda "evet" demek için bin bir sebep varken, "hayır" demek için tek bir sebep dahi olmadığını artık kendileri geç de olsa görmüş durumdalar. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Anayasa paketinde yer alan her bir maddenin Türkiye'ye ve Türk milletine bir hayrı dokunacağını yeni anladılar. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Nitekim "darbe Anayasasının izlerini silecek, özünü ve ruhunu tamamen ortadan kaldıracak unsurlar bu paket içerisinde var. Ağrı'nın, Edirne'nin, Erzurum'un, Diyarbakır'ın, Bitlis'in, Burdur'un, Türkiye'nin 81 vilayetinin sorunlarına çözüm bulacak maddeler Anayasa paketinde var. 72.5 milyon vatandaşımızın geleceğe daha güvenle bakmasını sağlayacak, sorunlarını köklü bir şekilde çözecek unsurlar bu paket içinde yer alıyor. Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirecek, 500 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaştıracak ve Avrupa Birliği üyelik sürecini hızlandıracak maddeler, referanduma sunulacak paketin de muhtevasını oluşturuyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Keza bu paketin özü Türkiye'nin istikrarını güçlendirmek ve ülkemizin demokratik standartlarını çok daha ileri seviyelere taşımak gibi bir vizyona dayanıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;O yüzden “evet”te hayırlar vardır. O yüzden "evet" demek için birçok sebebimiz vardır. O yüzden bütün özgüvenimizle ve gönül rahatlığıyla "evet" diyeceğiz. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;12 Eylül günü demokrasiye "evet" diyeceğiz... Değişim ve gelişim iradesine "evet" diyeceğiz... Kalkınmaya, adil bir hukuk düzenine, eşitsizliklerin ortadan kalkmasına, işçi ve memurlarımızın daha çok hak elde etmesine "evet" diyeceğiz... Türkiye'nin AB standartlarını yakalamasına bir kez daha "evet" diyeceğiz. Ülkemizin "milli birlik ve kardeşliğinin" pekişmesine tek yürek olarak "evet" diyeceğiz. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Evet... Bir "evet" çok şeyi değiştirecek ve Türkiye'ye bambaşka ufuklar, yepyeni perspektifler kazandıracaktır. Milletimiz de bu ülkenin hayrına olacak hiçbir şeye "hayır" dememiştir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>REFORM İZLEME GRUBU 21. TOPLANTISI</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=left&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/rig1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Reform İzleme Grubu'nun 21. Toplantısı İçişleri Bakanı Beşir Atalay başkanlığında, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun katılımlarıyla 26 Temmuz 2010 tarihinde Ankara'da gerçekleşti. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;Toplantıda, anayasa değişiklik paketi ve referandum süreci, terörle mücadeleye yönelik yasama çalışmaları ve AB üyelik sürecinde 23 ve 24. fasıllara ilişkin değerlendirmeler yapıldı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bakan Atalay, 22. Reform İzleme Grubu toplantısının Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın ev sahipliğinde 17 Eylülde İstanbul'da yapılacağını belirtti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bakan Bağış da bu tarihin önemine değinerek, "17 Eylül şu anda üzerinde çalıştığımız reformların eksikliğinin en büyük mağduru olan eski başbakanlardan rahmetli Menderes'in ölüm yıldönümü. Kendisinin haksız bir şekilde hayatına son verilişinin yıldönümünde, artık o kara günleri Türkiye'nin bir daha yaşamaması için bu günün seçilmesinin anlamlı olduğunu düşündük" dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Egemen Bağış, 17 Eylül günü RİG toplantısının Menderes'in kabrine yapılacak ziyaret ile başlayacağını kaydetti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bir basın mensubunun "Heybeliada Ruhban Okulu ile ilgili gelişmeler ve gayrimüslimlerin hakları ile ilgili gelişmeleri" sorması üzerine Bağış, kendilerinin gayrimüslim ifadesini kullanmadıklarına işaret ederek, bu kelimenin olumsuz anlam içerdiğini, farklı inanç grubundaki vatandaşların durumu ile yakından ilgilendiklerini kaydetti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bağış, Heybeliada Ruhban Okulu ile ilgili de bütün kurumların uzun süreden beri çalıştığını, bu okulun kendi iradeleri ile değil yargı kararı ile kapatıldığını söyleyerek, RİG toplantısında Büyükada'daki yetimhane konusu üzerinde durduklarını belirtti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>BU PAKET, AK PARTİ'NİN DEĞİL, MİLLETİN ANAYASA PAKETİ</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=left&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/ba1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;AK Parti Beşiktaş İlçe Yönetimi tarafından İstanbul’da düzenlenen toplantıda, Anayasa değişikliği paketini anlatan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış paketin, AK Parti'nin değil, milletin Anayasa paketi olduğunu ifade etti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;Geçmişte Türkiye'nin, 'Kürt, Türk, Sünni, dindar, Atatürkçü' şeklinde ayrım yapılarak ve korkularla yönetildiğini ifade eden Bağış, şunları söyledi:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;'Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ortak paydasında hepimiz kardeşiz. Paylaşamayacağımız ne var? Dört mevsimi yaşayan, dünyanın bütün zenginliklerinin buluştuğu bu kadar güzel bir coğrafyada, kardeşin kardeşi katletmesinden daha aptalca bir şey olabilir mi? İşte 12 Eylül günü bunlara dur diyeceğiz. 12 Eylül günü, devleti çetelerin yönetmesini arzu edenlere 'hayır' diyeceğiz. Demokrasiye, insan haklarına, hukukun üstünlüğüne 'evet' diyeceğiz. Bu, AK Parti'nin değil, milletin Anayasa paketi.'&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bağış, Anayasa değişikliği paketinin oylaması sırasında, 'Bu ülkenin vatandaşı, bu ülke daha iyisine layık' diyen herkesin desteğini istediklerini söyledi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;10 yıl öncesine kadar Türkiye'de insanların, 'Kürt'üm' demeye korktuklarını bugün ise&amp;nbsp; devlet televizyonunda, 24 saat Kürtçe yayın yapıldığını ifade eden Bağış, bu kanalın, bölücülüğü ve dağa çıkmayı değil, devletiyle milletiyle bütünleşmeyi telkin ettiğini kaydederek, 'Eğer bugün birileri bu ülkede dağa çıkmışsa, bunda kimin ne mesuliyeti var, kimlerin hangi payları ve hataları var, bunları da artık kurcalamamız, sorgulamamız lazım' dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Darbe anayasası ile AB'ye üye olabilmiş hiçbir ülke olmadığını ifade eden Bağış, darbe anayasasına sahip Yunanistan ve İspanya'nın da söz konusu anayasalarını değiştirmeden AB'ye girmeyi denediklerini, ancak başaramadıklarını, iki ülkenin de&amp;nbsp; anayasalarını AB standartlarına getirdikten sonra üye olabildiklerini anlattı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>BU DÜNYADA FAKİR OLAN TEK BİR DEMOKRASİ YOKTUR</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=right&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/bi2.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Beşiktaşlı bazı üst düzey iş adamlarıyla istişare toplantısında bir araya gelen Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'de ne zaman istikrarlı bir hükümet varsa Türkiye’nin kalkındığını, ne zaman koalisyon, yasakçı, darbe dönemleri olmuşsa, Türkiye'nin fakirleştiğini söyledi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;Bağış, bu dünyada fakir tek bir demokrasinin olmadığına işaret ederek, halkına gerçekten insan haklarını, demokrasiyi, düşünce özgürlüğünü yaşatmış bütün rejimlerin aynı zamanda zenginliği de yaşatmış olmalarının bir tesadüf olmadığını, halkını baskı, yasak, zorbalıklar altında tutan bütün devletlerin de vatandaşlarını sefilliğe, açlığa mahkum ettiklerinin bir gerçek olduğunu kaydetti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yapılan işlerin, kendilerini sınırlayan anayasayla, yargı kararlarıyla, özelleştirme kararlarını, Meclisin aldığı kararları bile iptal edilmesini sağlayan bir zihniyetle sürekli kısıtlandığını ifade eden Bağış, şimdi bu sürecin önünü açacaklarını söyledi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;12 Eylül günü kimi grupların bunu bir partinin meselesi haline getirmeye çalıştıklarına işaret eden Bağış, '12 Eylülde oylayacağımız maddelerin içeriğine baktığımız zaman Türkiye, haklarının ve özgürlüklerinin güvence altına alınmasını isteyip istemediğine karar verecek' dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>ABGS, AVRUPA BİRLİĞİ’Nİ HALKA YEREL BASINLA ANLATACAK</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=left&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/yerel4.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Avrupa Birliği üyelik müzakereleri sürecinde, toplumun merak ettiği soruları cevaplayan bir medya kampanyasına başlayan Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, sadece yerel televizyon ve gazeteleri değerlendirecek.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;Yerel televizyonlarda, yazıların grafik düzenlemelerinden oluşan kısa filmler yayınlanacak ve gazetelerde ise sayfanın tabanında yer alan bantlar kullanılacak.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kampanya, Devlet Bakanı, Başmüzakereci Egemen Bağış’ın somut verilere dayanan cevaplarından ve uyum kriterlerinin başarılı sonuçlarından oluşacak.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Örneğin, uygulamasına başlanan ilk grup mesajlarda: “AB’ye Gireceğiz de Ne Olacak?” sorusuna verilen cevaplardan birisi: “Avrupa’nın 6’ıncı, dünyanın 16’ıncı büyük ekonomisi olacağız!” şeklinde olacak.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Aynı sorunun diğer cevaplarında: “Avrupa Birliği’ne pasaportsuz girebilecek, öğrenim görebilecek ve çalışabileceğiz!” veya “Gümrük Birliğiyle % 476 artan AB ihracatımız, daha da yükselecek!” gibi, Türkiye’nin elle tutulur, somut kazanımları ifade edilecek.&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>TÜRKİYE HEPİMİZİN</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=right&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/erm1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, İstanbul Kumkapı'daki Türkiye Ermenileri Patrikliği’ne nezaket ziyaretinde bulundu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;BR&gt;Mutafyan'ın, Türkiye'nin müzakere tarihi almak için uğraştığı dönemde, ricalarını kırmayarak AB üyesi bütün ülkeleri dolaştığını hatırlatan Bağış, maalesef Mutafyan'ın sağlık durumunun hem kendi cemaatine hem de Türkiye'ye hizmet vermesine mani olduğunu söyledi. 
&lt;P&gt;Mutafyan ve annesine "geçmiş olsun" ziyaretinde bulunduğunu söyleyen Bağış, Mesrob Mutafyan'ın Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecine çok destek olan bir lider olduğuna işaret etti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Geçen hafta Ermeni cemaatinin, Mutafyan sağlık durumu nedeniyle görevini yerine getiremediği için, Aram Ateşyan'ı patrik vekili ilan ettiğine dikkat çeken Bağış, aynı zamanda Ateşyan'a "hayırlı olsun" demek için bu ziyareti gerçekleştirdiğini belirtti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Hep beraber daha demokratik, daha çağdaş, daha müreffeh bir ülkeye kavuşmak için hiçbir ayrım yapmadan, dini inancı, siyasi görüşü ne olursa olsun hep beraber çalışmamız gerektiğini ifade eden Bağış, “Türkiye hepimizin” dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>6. AB İÇ KOORDİNASYON VE UYUM TOPLANTISI</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=right&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/ikuk1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;6. AB İç Koordinasyon ve Uyum Komitesi Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış başkanlığında, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’nde gerçekleştirildi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;


&lt;P&gt;67 kamu kurum ve kuruluşunun üst düzey temsilcilerinin katıldığı toplantıda konuşan Bakan Bağış, AB sürecindeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İspanya'nın dönem başkanlığında yeni bir faslın daha açıldığını anımsatan Bağış, "AB sürecini açılan fasıl sayısına kilitlersek, sırtımızdaki davulun tokmağını Brüksel'e teslim etmiş oluruz. Önemli olan kaç fasıl açtığımızı tartışmak değil, AB standartlarına yaklaşmak için neler yaptığımızdır" diye konuştu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;TBMM'nin Anayasa üzerindeki en kapsamlı değişiklik paketini de bu dönemde halka arz ettiğini belirten Bağış, "12 Eylül 2010, Türkiye'nin AB müzakere sürecindeki dönüm noktası olacaktır" dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bağış, Anayasa değişiklik paketinin, insan hak ve özgürlüklerine daha saygılı, daha demokratik bir Türkiye hedefleyen reform sürecinin önemli bir halkasını oluşturduğunu, İstanbul'da yapılan Bakanlar Düzeyinde Türkiye-AB Siyasi Diyalog Toplantısına katılan AB yetkililerinin de, Anayasa Paketini çok önemli bir adım olarak gördüklerini ve paketi desteklediklerini ifade ettiklerini belirtti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Terörle mücadele konusunda AB ile devam eden süreci anlatan Bağış, Türkiye'nin, terörizme karşı yürüttüğü mücadelede, AB'den daha yakın bir işbirliği beklediğinin AB'li muhataplara iletildiğini kaydetti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Vize serbestliği konusunda da Bağış, Türk vatandaşlarının kuyruklarda bekletilmesinin kabul edilemeyeceğini ifade ederek, bu uygulamadan AB ülkelerinin daha fazla yararlanacağını belirtti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bakan Bağış, AB'nin, 5 yıldır katılım müzakerelerini yürüten Türkiye'nin vatandaşlarına uyguladığı vize rejiminin, Geri Kabul Anlaşması da imzaya hazır hale geldiği cihetle, düzeltilmesi ve serbestleştirilmesi için adımlar atmaya başlamanın gerektiğini vurguladıklarını belirtti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;AB Düşünce Grubu tarafından hazırlanan ve Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili olumlu görüşler içeren Akil Adamlar Raporuna değinen Bağış, Türkiye'nin, AB'nin olmazsa olmaz bir aktörü konumuna geldiğini ve bu durumun AB'de son dönemlerde yayımlanan raporlarda da teyit edildiğini vurguladı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>TÜRKİYE AB’NİN SAYGIN VE DEĞERLİ BİR ÜYESİ OLACAKTIR</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=left&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/belcika1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Belçika'nın milli günü için Belçika Büyükelçiliği konutunda verilen resepsiyona katılan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Belçika'nın AB Dönem Başkanlığını 12 kez devraldığını ve bu yılın son 6 ayı içinde başkanlığı yürüteceğini hatırlatarak, bu dönemde Ankara ile Brüksel arasındaki ilişkilerin daha artacağını söyledi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;İki ülke arasındaki ilişkilerin sadece Türkiye'nin AB üyeliği ile ilgili olmadığının altını çizen Bağış, Belçika dönem başkanlığında AB'nin ajandasında bulunan ekonomik büyüme, sosyal politikalar, gençlik, yaratıcılık ve bölgesel konularda da yakın işbirliğinin önemine değindi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Belçika dönem başkanlığında Türkiye'nin AB üyelik müzakere sürecinin daha da hızlanacağına inancını vurgulayan Bağış, Türkiye'nin de birliğin saygın ve değerli bir üyesi olmak için üzerine düşeni yapmaya kararlı olduğunu kaydetti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Anayasa değişikliği konusuna da değinen Bağış, 12 Eylül tarihinin Türkiye açısından iki önemli noktası bulunduğunu belirterek, bunlardan ilkinin 1963 yılında AB ile Türkiye arasında imzalanan Ankara Anlaşması, diğerinin ise 12 Eylül 1980 askeri darbesi olduğunu söyledi. Bağış, anayasa değişikliğinin 12 Eylülde referandumda kabul edilmesiyle Türkiye'nin daha şeffaf, güvenilir ve daha iyi işleyen bir demokrasiye kavuşacağını bildirdi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Son zamanlarda artan terör olaylarıyla ilgili olarak hem Belçika'dan hem de AB'den destek beklediklerini kaydeden Bağış, "Herkesin güvende olmadığı yerde hiç kimse güvende değildir" diye konuştu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>AB SÜRECİ İÇİN EVET</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=left&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/ys1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Gazetelerde periyodik olarak yayımlanan makalesini bu kez&amp;nbsp; 20 Temmuz 2010 tarihli Yeni Şafak Gazetesi için yazan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 12 Eylül&amp;nbsp; Referandumuna ve Anayasa Değişikliği Paketi’nin getireceklerine değindi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;Egemen Bağış, makalesinde şu satırlara yer verdi:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;12 Eylül Türkiye için tarihi bir öneme sahiptir. 12 Eylül darbesi bu ülkenin tarihinde kara bir lekeydi. 12 Eylül 2010 ise bu acı hatıranın izlerinin silinerek büyük bir coşkuya dönüştüğü, demokrasi bayramının yaşandığı ve Türkiye’nin kaybolan yıllarının telafi edileceği yeni bir sürecin başlangıcı olacaktır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kabul edelim ki, 12 Eylül darbesi bu ülkeden çok şeyi alıp götürmüştür, yediden yetmişe herkes o darbe sonucunda bedel ödemiştir. Ancak bugün bedel ödemeyen CHP, MHP ve hatta&amp;nbsp; BDP liderliği, tabanlarının bu acı hatırasına saygısızlık yapıyorlar.&amp;nbsp; Sağ-sol çatışmasına kurban edilen vatandaşlarımızın kemiklerini sızlatıyorlar&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Özellikle ülkücü camianın önde gelenleri bunu dile getiriyorlar ve MHP üst yönetiminin, ülkücülere ihanet içerisinde olduğunu söylüyorlar. CHP ve BDP tabanında da aynı hissiyatın olduğunu düşünüyorum. 12 Eylül’ün bedelini ödemiş olan vatandaşlarımızın, bu bedelin hesabını sormaya hayır diyeceklerine inanmıyorum.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;MHP VE BDP’NİN ÜST YÖNETİMİ ÇIKAR BİRLİKTELİĞİ YAPIYOR&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Son dönemde hem reform adımlarımızda, hem de terör gibi milli bir meselede dahi MHP’nin BDP’yle, BDP’nin MHP’yle aynı çizgiyi, aynı yaklaşımları benimsemesinde bir gariplik olmalı. MHP üst yönetiminin tabanına yaptığı saygısızlığın en bariz örneği&amp;nbsp; vuvuzela olayıydı. Millet iradesinin temsil edildiği yüce Meclisi, sirke çevirmek kimsenin haddi de değil, hakkı da değil. MHP tabanı bu sululuğu hak etmiyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Darbe mağdurları şimdi kaçak güreşiyor: Vakti zamanında Diyarbakır Askeri Cezaevi, Mamak Muharebe ve Dil Okulunda konuk edilenler (!) bugün 12 Eylül cuntasının izlerini gelin birlikte silelim dediğimizde yan çiziyorlar.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Türkiye her ilerlemeye çalıştığında, her atılım yapmak istediğinden darbe Anayasası bir mıknatıs gibi biz geri çekiyordu. Şimdi ise yeni düzenlemelerle Türkiye’yi şaha kaldıracak, Türkiye’yi hep daha ileriye doğru zorlayacak bir kaldıraç niteliğine bürünecek.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;PAKET AB SÜRECİNİN PARÇASI&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;AB üyelik sürecinde çıkardığımız bütün uyum paketlerine bedel bir değişiklik paketini milletimizin onayına sunuyoruz. O yüzden AB sürecinde de önemli bir eşiği aşmış oluyoruz. Zira pakette yer alan maddeler tamamen AB uyum sürecinin de gerektirdiği düzenlemelerdir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu pakette her kesim temsil edilmektedir. Bu pakette her bir madde demokratik standartlarımızı daha ileriye taşıyacak niteliktedir. Bu paketteki her bir unsur milletimizin sosyal yaşamını kolaylaştıracak mahiyete sahiptir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Darbe Anayasasının ruhu ortalıklarda dolaşıyorken, AB standartlarında bir demokrasiye ulaşamazsınız. 12 Eylül günü milletimiz, darbeci zihniyetin ruhuna son Fatihasını okuyacaktır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Anayasa paketimiz sadece 26 maddeden oluşuyor olabilir. Ancak bu metnin içeriğine baktığımızda 1982 Anayasası'nın ruhunu büyük ölçüde değiştirdiğini görüyoruz. O yüzden milletimiz bunu mini bir Anayasa olarak değerlendirebilir. İşte bu mini paketten bazı başlıklar. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;MİNİ ANAYASA REFERADUMU &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;En çok tartışılan Anayasa Mahkemesi ve HSYK'nın yeni yapısı AB üyesi ülkelerle uyumlu hale geliyor: Prof. Ergün Özbudun'un da belirttiği gibi Batı demokrasileri arasında anayasa mahkemesi hakimlerinin seçimini Parlamento iradesinden tümüyle koparmış Türkiye'den başka ülke yoktur, örneğin Almanya, Polonya ve Macaristan'da Anayasa Mahkemesi Üyelerinin tamamı Parlamento tarafından seçilmektedir. Türkiye'de sadece bir kısmının Meclis tarafından seçilmesine itirazı demokratik bir anlayışla bağdaştırmak mümkün değildir. HSYK'nın oluşması bakımından da; demokratik ülkelerin çoğunda yasama ve yürütmenin bu tarz Kurullara üye seçmesi söz konusudur. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Demokrasi kelimesini dillerinden düşürmeyenler şunlara nasıl hayır diyecek: Darbecilere yargı yolu açılıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Sivilleşme: Asker kişilerin; Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve işleyişe karşı suçlara ait davaları her durumda adliye mahkemelerinde görülüyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yargı vesayetine son veriliyor: Yargı yetkisinin idari eylem ve işlemlerinin hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı vurgulanıyor. Yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı&amp;nbsp; ve demokratik meşruiyeti artıyor. Anayasa Mahkemesi ve HSYK'nın yapısı tıpkı gelişmiş ülkelerdeki gibi geniş katılımlı bir şekle dönüştürülüyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Hukuk Devleti ve insan Hakları kavramlarını dillerinden düşürmeyenler şunlara nasıl hayır diyecek: Fişlemeye karşı anayasal koruma getiriliyor: Kişilerin ırk, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançları, dernek, vakıf ve sendika üyeliği, sağlık ve özel yaşamları ve her türlü mahkûmiyetleri ile ilgili kişisel veriler işlenmesi yasaklanıyor. Bu tür kişisel bilgiler üçüncü kişilere verilemiyor, açıklanamıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Seyahat Hürriyeti: Yurt dışı yasağının sadece hâkim kararına bağlı olarak sınırlandırabilmesi hükme bağlanıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ombudsmanlık oluşturuluyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;DEVLET 'SOSYAL' OLUYOR &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Memura Yeni Haklar: Memurların disiplin kovuşturması konusunda uyarma ve kınama cezalan da yargı denetimine açılıyor. YAŞ'ın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç, her türlü ilişik kesme kararlarına ve HSYK'nın meslekten çıkarma cezası kararlarına itiraz yolu getiriliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru: Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa insan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki Anayasal hak ve özgürlüklerden birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla ve kanun yollarının tüketilmiş olması şartıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilecek. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;"Sosyal Devlet" kelimesini dillerinden düşürmeyenler şunlara nasıl hayır diyecek:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;ÇALIŞANLARIN HAKLARI ARTIYOR&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Pozitif Ayrımcılık: Kadınlar lehine yapılacak düzenlemeler bundan böyle eşitlik ilkesine aykırı olarak değerlendirilemeyecek. Engelliler başta olmak üzere "özel surette korunması gereken kesimler" için yapılacak her türlü değişiklik de bu kapsamda yer alacak. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Eşitlik tikesi: Anayasaya "Çocuklar,yaşlılar ve özürlüler ile harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz" ibaresi ekleniyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ailenin Korunması: Çocukların korunmasında devletin yükümlülüğü artırılıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Sendika Kurma Hakkı: Bir kişinin aynı zamanda ve aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olmasının yolu açılıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Toplu Sözleşme Hakkı: Memurlara ve diğer kamu görevlilerine toplu sözleşme yapma hakkı tanınıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Grev ve Lokavt Hakkı: Grev esnasında oluşan maddi zarardan sendika sorumlu tutulamayacak. Siyasi amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grevi ve lokavtı, genel grev ve lokavt, iş yeri işgali, iş yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişlere ilişkin yasaklar kaldırılıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Unutmayın yanlış trene bindiyseniz, koridorda ters yöne doğru koşmanın bir yararı olmaz.&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>ANAYASA PAKETİ NE GETİRİYOR?</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=right&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/vatan1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, gazetelerde periyodik olarak yayımlanan makalesini bu kez&amp;nbsp; 15 Temmuz 2010 tarihli Vatan Gazetesi’nin “Konuk Yazar” köşesi için yazdı ve Anayasa Değişikliği Paketi hakkında bilgi verdi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;Egemen Bağış, makalesinde şu satırlara yer verdi:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;12 Eylül darbesine ve darbe Anayasası'na büyük darbe vuracak olan "Anayasa Değişikliği Paketi" nin bazı çevreleri neden rahatsız ettiği sorusunun cevabını, milletimiz elbet takdir edecek ve 12 Eylül 2010'da bu cevabı herkes görecektir. Başından beri, pakette yer alan her bir maddenin; Avrupa Birliği müzakerelerinde yeni bir fasıl açmaya bedel olduğunu söylüyoruz. Nitekim AB çevrelerinden gelen olumlu mesajlar bizi haklı çıkarıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Anayasa değişikliği paketinin çağdaş hukuk normlarını içerdiği, demokratik standartları yükselttiği, bireysel hak ve özgürlükleri daha ileri boyutlara taşıdığı AB yetkililerince de sürekli olarak dile getiriliyor. Peki, pakette yer alan maddeler pratikte nasıl işleyecek ve milletimize nasıl yansıyacak? &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Önerilen Anayasa değişiklikleri, her şeyden önce darbe anayasasından kaynaklanan en önemli şikâyetleri ortadan kaldıracak mahiyete sahiptir. Anayasa'nın tümden değiştirilmesi konusundaki tartışmalar, maalesef bu gerçeğin çoğu zaman göz ardı edilmesine neden olmuştur. Oysa 26 maddeden oluşan değişiklik paketine bakıldığında, darbe anayasasının antidemokratik ruhunun ve esasının büyük ölçüde değiştirildiği görülecektir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Askeri yargıdan bireysel başvuruya, kamu denetçiliği kurumundan pozitif ayrımcılığa, kişisel verilerin korunmasından memurlara toplu sözleşme hakkına, yargı kararlarına itiraz hakkının tanınmasından yüksek yargı kurumlarımızın daha demokratik hale getirilmesine kadar; birçok unsur bu pakette bir arada yer alıyor. Kısaca hatırlatmak gerekirse: &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Bundan böyle kadınlarımızın yaşadığı zorluklar pozitif ayrımcılıkla telafi edilecek. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Devlet, her türlü istismara karşı çocuklan koruyucu tedbirleri alacak. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Herkes kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olacak. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Yurt dışına çıkma hürriyeti ancak suç soruşturması veya kovuşturması nedeniyle ve hâkim kararıyla sınırlandırılabilecek. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Daha önce sadece bir sendikaya üye olabilen işçiler bundan böyle birden fazla sendikaya üye olabilecek. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Memurlara ilk kez toplu sözleşme hakkı tanınırken, bu imkândan emekli memurlar da yararlanacak.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Memurlar ve diğer kamu görevlilerine verilen uyarma ve kınama cezaları yargı denetimine açılacak. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Kamu denetçiliği mekanizması sayesinde vatandaşımız artık mahkeme kapılarında sürülmeyecek. &lt;BR&gt;•&amp;nbsp;Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarına yargı yolu açılacak. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Siviller, savaş hali dışında askeri mahkemelerde yargılanamayacak. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Anayasa Mahkemesi ve HSYK, AB ülkelerindeki muadilleriyle aynı ölçüde demokratik işleyişe sahip olacak. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Vatandaşımız hakkını, Strazburg'daki Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi'nde değil; bireysel başvuru imkanıyla, artık Ankara'daki Anayasa Mahkemesi'nde arayacak. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Geçici 15'inci maddenin kaldırılmasıyla milli iradeye darbe vuranlar milletimize hesap verecek. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;12 Eylül 1980 tarihinde milli irade hiçe sayılarak Türkiye'nin on yıllarına mal olacak bir felaketin, millete darbenin en acı örneğini yaşamıştık. 12 Eylül 2010 tarihi ise, bu acı hatıranın izlerinin silinerek büyük bir coşkuya dönüştüğü, demokrasi bayramının yaşandığı ve Türkiye'nin kaybolan yıllarının telafi edileceği yeni bir sürecin başlangıcı olacaktır.&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>TÜRKİYE-AB BAKANLAR DÜZEYİNDE SİYASİ DİYALOG TOPLANTISI</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=left&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/siy1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Türkiye-AB bakanlar düzeyinde Siyasi Diyalog Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun katılımlarıyla, İstanbul'da Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;Türkiye-AB ilişkilerinin kapsamlı olarak ele alındığı toplantıda, bölgesel ve uluslararası konular görüşüldü ve bu konularda işbirliğinin nasıl geliştirilebileceği üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. Türkiye-AB bakanlar düzeyinde Siyasi Diyalog Toplantısı, Lizbon Antlaşmasının yürürlüğe girmesi ve AB'nin oluşan yeni kurumsal işleyişi uyarınca, Troyka toplantılarının yerini aldı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Toplantıya, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Catherine Ashton, genişleme ve komşuluk politikasından sorumlu AB Komiseri Stefan Füle ve AB Konseyi ile Komisyon yetkilileri de katıldı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Toplantının ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Bağış, Türkiye'nin en önemli dış politika önceliği olan AB entegrasyon sürecinin stratejik hedef olarak belirlendiğinin bir kez daha teyit edildiği toplantının çok verimli geçtiğini söyledi. Toplantının, Lizbon Anlaşmasından sonra düzenlenen ilk siyasi diyalog toplantısı olduğunu anımsatan Bağış, toplantıda çok önemli konuları gündeme aldıklarını kaydetti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bağış, şöyle konuştu:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;“Ümit ediyoruz ki bundan sonraki süreçte sadece Avrupalı dostlarımızın değil, TBMM'nin de bütün üyelerinin desteğiyle bu süreçte çok ciddi bir hızlanmayı yakalayabiliriz. Toplantıda vizyonun ortak olduğu kadar hedefin de ortak olduğunu bir kez daha teyit ettik. Ortak hedefimiz müzakere sürecini tamamlamak olmalı. AB'nin hazım tartışmalarıyla uğraşan bir birlik imajı vermesi AB'ye de haksızlıktır, Türkiye gibi AB'nin sorunlarına anahtar olacak bir ülke için de haksızlıktır. Bu süreci hep birlikte gerçekleştireceğiz.”&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Referanduma da değinen Bağış, 12 Eylül 2010'un, Türkiye'nin AB ile bütünleşme sürecinde tarihi bir dönemeç olacağını belirterek, 'Türkiye'nin AB sürecinde çok önemli bir hedef, millet olarak önümüzde duruyor. İnşallah 12 Eylülde bu süreci hep birlikte gerçekleştireceğiz' dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bağış, toplantıda terör konusunun da ele alındığını belirterek, Avrupalı müttefiklerin gerekli desteği vereceklerini ifade etmelerinin önemine işaret etti. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>SREBRENİTSA SOYKIRIMI 15. YILDÖNÜMÜ ANMA TÖRENİ</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=left&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/sreb1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Srebrenitsa Soykırımı’nın 15. yıl anma törenleri, kurbanların mezarlarının bulunduğu Potaçari'de geniş katılımla gerçekleştirildi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;Törenlere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ile Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Devlet Bakanı Faruk Çelik, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Çalışma ve Sosyla Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, Bosna-Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Haris Sladziç, Sırbistan Devlet Başkanı Boris Tadiç, Karadağ Devlet Başkanı Filip Vuyanoviç, Makedonya Cumhurbaşkanı Georgi İvanov, Slovenya Devlet Başkanı Danilo Turk ve Fransa Dışişleri Bakanı Bernand Koucher ile çeşitli Avrupa ülkelerinden temsilcileri ve büyükelçiler, Bosna-Hersek'in çeşitli yerlerinden ve yurt dışından gelen on binlerce Boşnak katıldı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Türkiye Cumhuriyeti'nden Başbakanlık düzeyinde katılım olan törenlerin başlaması sırasında Srebrenitsa Soykırımı Anıtına, Başbakan Erdoğan'ın yanı sıra anma törenlerine katılan devlet başkanları ve yetkilileri çelenk bıraktı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Egemen Bağış, törenle ilgili olarak şunları söyledi:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;“Srebrenitsa’daki tören çok acıydı. Ölümlerin 15. yıldönümünde, 800’e yakın torbadaki kemikleri DNA’ları ile tespit edildikten sonra toprağa verdik. Şunu anladım: İnsanın içindeki canavar canlanınca çok acımasız olabiliyor”&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>SÖZ VE KARAR MİLLETİN</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=right&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/ref1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 'Tarihimizde bir leke olan 12 Eylül artık bir coşku haline dönüşecektir. Darbenin tam 30. yıl dönümünde büyük bir tesadüf üzerine darbe Anayasası en büyük darbeyi alacaktır' dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;Egemen Bağış, 'Hırvatistan Zirvesi' için gittiği Dubrovnik'te basın mensuplarının sorularını yanıtladı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa değişiklik paketi ile ilgili kararını değerlendiren Bağış, şunları söyledi:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;'Dün gece birileri acaba nasıl olur da biz Anayasa Mahkemesi kararını lehimize yorumlarız diye düşündükleri için uyumadılar. Biz de referanduma nasıl hazırlanacağız, milletimize bu değişikliği nasıl anlatacağız bunu düşünerek uyuyamadık. Her konuda olduğu gibi bu konuda da halkımıza gideceğiz. Anlatacağız. Bu milletin terazisi hiç şaşmamıştır. Bu konuda da şaşmaz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Milletin oyuna talip bir ana muhalefet partisinin, o milletin karar vermesini engellemek için mahkeme kapılarına gitmesi, milletin kararından korkması demokrasimiz adına ayıptır. Bu millete 'sen anlamazsın, senin aklın ermez' demek, çok büyük bir saygısızlıktır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;TBMM Anayasayı değiştirmedi. TBMM, Anayasanın değişip değişmemesi konusunda halkın karar vermesi ile ilgili bir kararı sevk etti. O sevki engellemeye çalışmak ayıptır. Ancak Anayasa Mahkemesi aslında kendi yetkilerini aşarak, maddenin içeriğine girerek hoş olmayan bir şekilde de olsa, Anayasa değişikliği paketinin halka sorulmasını onaylamıştır. Şu andan itibaren hedefi, odağı 12 Eylül tarihine yönlendirmemiz gerekiyor. Tarihimizde bir leke olan 12 Eylül artık bir coşku haline dönüşecektir. Darbenin tam 30. yıl dönümünde, büyük bir tesadüf üzerine darbe Anayasası en büyük darbeyi alacaktır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bağış, bir soru üzerine, terörün Türkiye'de korku atmosferi oluşturmaya çalıştığını, ülkenin birlik ve bütünlüğünü tehdit ettiğini ve bölücü emeller taşıdığının bilindiğini söyledi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bağış, profesyonel ordu konusunda sorulan soru üzerine de şunları söyledi:&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;“Tabii ki Genelkurmay Başkanlığımız, Milli Savunma Bakanlığımız bunları inceleyecektir, irdeleyecektir, Türkiye'nin ihtiyaçlarını belirleyecektir. Ama o ihtiyaçlara en pratik nasıl cevap vereceğimizi, en dinamik orduya nasıl sahip olacağımızın koşullarını belirleyip onun belli bir takvim içerisine yayılabileceğini düşünüyorum.”&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;“Ben, kısa vadede öncelikle terörle mücadele konusunda iyi eğitim almış, en iyi teçhizatla donatılmış, tecrübeli askerlerden oluşan bir güce kavuşmamız, uzun vadede de profesyonel bir orduya kavuşmamız gerektiğine inanıyorum.”&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yargı reformuna de değinen Bağış, “Önyargılarımızı bir kenara bırakıp, bir an önce hayata geçirilmesi için Hükümetimizin adımlarının karşılıksız bırakılmaması gerekiyor. En önemlisi de gençlerin beyinlerini yıkayanlara ve çocukları kandırarak teröre alet edenlere en güzel cevabı herkesi kucaklayacak, hiç kimseyi ötekileştirmeyecek ve vatandaşlarımızı başka arayışlara itmeyecek bir hukuk sistemiyle vermemiz gerekiyor” dedi. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>BAKAN BAĞIŞ, DUBROVNİK ZİRVESİ’NE KATILDI</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=left&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/hirvat1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Dubrovnik'te düzenlenen Hırvatistan Zirvesi’ne katılan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 'Güneydoğu Avrupa Gelecek Vizyonu' konulu oturumda konuşma yaptı ve AB müzakere süreciyle ilgili ikili görüşmelerde bulundu. 
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;Konuşmasında Avrupa'nın geleceğinde bir takım kişisel yaklaşımların değil, kazançlarının düşünülmesi gerektiğini söyleyen Bağış, “Biz Türkiye olarak AB'nin geçmişinde vardık, geleceğinde de varız” dedi. Bağış, Türkiye’nin birçok konuda çözümün bir parçası olduğunu da sözlerine ekledi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bağış, Türkiye ve Hırvatistan arasındaki vize muafiyetinin sorun yaratmadığını, tam tersine ticareti ve turizmi arttırdığını ifade ederek, “Avrupa Birliği, Türkiye ile de vize muafiyet anlaşması imzalamalıdır” dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Konuşmasında terör konusuna da değinerek “Terörle mutlaka mücadele edilmelidir” diyen Bağış sözlerini şöyle sürdürdü: &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;“Avrupa'da bir çok ülkede terör var. Türkiye'de de var. Avrupa Birliği, tüm ülkelerde terör konusunda ortak ve kararlı mücadele göstermelidir. Bu konuda destek bekliyoruz. Kimse güvende olmadan herkes güvende olamaz.”&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bakan Bağış daha sonra bazı ülkelerin dışişleri bakanları ve Avrupa Birliği'nden sorumlu bakanları ile bir araya geldi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bağış, zirvenin yapıldığı Duvrovnik Palace Oteli'nde, Kosova Başbakanı Haşim Taçi, Bulgaristan Dışişleri Bakanı Nikolay Mladenov, İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, Polonya'nın AB İşlerinden Sorumlu Bakanı Mikolaji Dowgielewicz ve Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitris Druças ile görüştü.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Görüşmelerde Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci ile diğer diplomatik konuları ele alındı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>ABGS: "BAĞIŞ İLE HRİSTOFYAS BRÜKSEL'DE GÖRÜŞMEDİ"</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=right&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/hri2.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Dimitris Hristofyas arasında, Yunan ve Rum basın-yayın organlarında yer verildiği şekilde Brüksel'de herhangi bir görüşmenin olmadığını bildirdi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;ABGS, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Hristofyas'ın Astra Televizyonuna yaptığı belirtilen ve Maraş'a karşılık Türkiye'nin bazı AB müzakere başlıklarının açılmasına onay verebilecekleri mesajını Sayın Bağış aracılığıyla Ankara'ya ilettiği yolundaki açıklama ile, bu konuyla bağlantılı olarak Yunan ve Kıbrıs Rum basın ve yayın organlarında yer verilen diğer haberler tamamen gerçek dışı ve uydurmadır" denildi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Açıklamada, Hristofyas'ın muhatabının KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu olduğu ve iki lider arasında kapsamlı çözüm müzakerelerinin doğrudan görüşmeler yoluyla devam etmekte olduğu kaydedildi.&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>ABGS'NİN 10. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=left&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/aa1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Devlet Bakanı ve Başüzakereci Egemen Bağış, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’nin kuruluşunun 10. yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;Egemen Bağış, mesajında Türkiye'ye adaylık statüsünün verildiği 1999 Helsinki Zirvesi sonrasında 4 Temmuz 2000 tarihli teşkilat kanunuyla kurulan ABGS'nin özellikle son dönemlerde geçirdiği değişimle görevini başarıyla yerine getirmekte olduğunu ifade etti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;2009 yılında yenilenin teşkilat kanunuyla güçlenen Genel Sekreterliğin yeni birimleri ve dinamik kadrosuyla kısa zamanda süreçte farklılık yarattığını kaydeden Bağış, "Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürüttüğümüz Avrupa Birliği sürecinde hükümetimiz katılım müzakerelerinin açılmasından AB sürecinden münhasıran sorumlu bir Devlet Bakanı ve Başmüzakerecinin atanmasına kadar önemli tarihsel adımlar atmıştır. Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin geçirdiği dönüşümü de bu çerçevede değerlendirmek gerekir" ifadelerini kullandı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;"Artık 10 yıl önceki bir dünyada yaşanmadığını, çok şey değiştiğini ve değişmekte olduğunu" belirten Bağış, mesajını şöyle tamamladı:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;"Türkiye-AB ilişkilerindeki dengeler de değişiyor. Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, zenginleştikçe Türkiye-AB ilişkileri farklı bir noktaya doğru evriliyor. Artık AB ülkeleri Türkiye'siz bir AB olamayacağının farkına varıyor. Türkiye'nin AB üyeliği yaklaştıkça Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin sorumlulukları da artmakta hiç kuşkusuz. Katılım sürecinden sorumlu ABGS, üye olduğumuzda AB organlarında görev alacak bürokratları da yetiştiriyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Üyelik sürecinin en kısa zamanda tamamlanmasını sağlayacak Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin 10. yılını kutlar, bugüne kadar Genel Sekreterlikte hizmet vermiş tüm çalışanlara teşekkür eder, Genel Sekreterlik mensuplarının başarılarının devamını dilerim."&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ İKİ TARAF İÇİN DE FAYDALI OLACAKTIR</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=left&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/medya1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Türk-İtalyan Dostluk Derneğince Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen Medya ve Ekonomi Forumu’nda konuşan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, “Türkiye'nin AB üyeliğindeki en büyük engel ne?” diye düşündüğünde yanıtının önyargı olduğunu söyledi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;İnsanların birbirleri hakkında yeterince bilgiye sahip olmadığı zaman şüphelendiğini, kuşkuya düştüğünü, hatta korktuklarını ifade eden Bağış, Türkiye'nin AB ilişkilerinde de bunun söz konusu olduğunu kaydetti. “Şunu unutmayalım bu birleşme her iki taraf için de faydalı olacaktır” diyen Bağış, Türkiye'de AB üyeliğinin, politikanın dışında bir mesele olduğunu, iktidara gelen tüm partilerin de bunu desteklediğini sözlerine ekledi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bağış, son 8 yılda Türkiye ile ikili ticaretini en fazla artıran ülkenin İtalya olduğunu aktararak, iki ülkenin, savunma konularında, uluslararası çabalarda ve hedeflerde birbirlerini desteklediğini söyledi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Terör olaylarına da değindiği konuşmasında, iki hafta önce terörist saldırı sonucu şehit olan askerlerin Van'daki cenaze törenine ilk defa 20'den fazla AB üyesi ülkenin büyükelçisinin katıldığını hatırlatan Bağış, bu durumun AB'nin Türkiye'ye olan bakışını çok güzel gösterdiğini söyledi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Türkiye'nin, terörizmle mücadelede daha yakın iş birliğine ihtiyacı olduğunu söyleyen Bağış, “Terörizmle mücadele devam ediyor, ama aynı zamanda biz bireysel hakları ilerletme konusundaki kararlılığımızı da devam ettiriyoruz. Biliyoruz ki hepimiz güvende olmadıkça hiç kimse güvende değildir.”&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>TÜRKİYE AVRUPA’NIN SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNDE, BUGÜNDEN ROL OYNAMALIDIR</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=right&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.07/bahce1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa Birliğinin yükünü taşıyan ülkelerin hem ekonomik boyutuna hem siyasi gücüne hem de askeri boyutlarına bakıldığında, Avrupa'nın karşı karşıya kaldığı sorunların çözümünde Türkiye'nin bugünden rol oynaması gerektiğini söyledi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;Bağış, Dr. Fuat Keyman ve Dr. Nora Fisher tarafından yürütülen 'Küreselleşen Dünya'da İstanbul' projesi etkinlikleri kapsamında Bahçeşehir Üniversitesinde düzenlenen 'Avrupa-Türkiye Projesi 2030: İlişki Üzerine Düşünceler' panelinde konuştu. Bakan Bağış, İstanbul'un, kendi başına Türkiye'nin neden AB üyesi olması gerektiğini anlatan bir şehir olduğunu, İstanbul'da asırlardır camilerin, kiliselerin, havraların birlikte insanlığa huzur verdiğini ifade etti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Düzenledikleri toplantıya eski bir dostu olan AB Düşünce Grubu Üyesi Dr. Kalypso Nicolaidis'in de katıldığını belirten Bağış, AB Düşünce Grubunun, 2030 Avrupasının engellerini, fırsatlarını değerlendiren bir rapor hazırladığını, bu raporun birçok kişinin endişelerini ortadan kaldırdığı gibi Türkiye'nin AB için ne kadar büyük bir fırsat olduğunu üstü kapalı bir şekilde, hassasiyetleri de gözeterek ortaya koyduğunu söyledi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Avrupa’nın; küresel ekonomik krizden etkilenmiş olması, ekonomik büyümede potansiyel rakiplerinden geride kalmış olması, küresel sermayedeki payının giderek azalıyor olması, teknoloji ve AR-GE alanında geride kalmış olması, enerji konusunda her geçen gün daha da dışa bağımlı hale geliyor olması, yeni iş imkanlarının yaratılamaması ve bir yandan istihdama ihtiyaç duyulurken genç nüfusa sahip olmaması, etkili dış politika aktörü olma konusunda çok yavaş ilerlemesi gibi pek çok sorunla karşı karşıya olduğunu söyleyen Bağış, Türkiye’nin, bu sorunların çözümünde anahtar bir ülke olduğunu ifade ederek şöyle devam etti:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;“O sorunlar çözülmezse sıkıntı yaşayacak ülkelerin başında da Türkiye gelir. Bugün AB'nin yükünü taşıyan ülkelerin hem ekonomik boyutuna hem siyasi gücüne hem askeri boyutlarına baktığınız zaman, Avrupa'nın karşı karşıya kaldığı sorunların çözümünde Türkiye'nin bugünden rol oynaması gerektiğini görüyoruz.”&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item><item>
        <title>GIDA GÜVENLİĞİ FASLI MÜZAKERELERE AÇILDI</title>
        <pubDate>Fri, 30 Jul 2010 12:24:56 GMT</pubDate>
        <description>&lt;TABLE class=pic border=0 cellSpacing=5 cellPadding=0 align=right&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD valign=middle align=center&gt;&lt;IMG border=0 src="http://www.egemenbagis.com/uploads/media/2010.06/gida1.jpg"&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Türkiye'nin AB katılım müzakerelerinde "Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı" faslı, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker'in katılımıyla Brüksel’deki AB Konseyi’nde düzenlenen Hükümetlerarası Konferans’la açıldı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;Gıda güvenliğiyle birlikte Türkiye, 2005 yılında tarama süreciyle başlayan AB katılım müzakerelerinde 13 faslı açmış oldu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Türkiye'nin AB müzakerelerinde bakanlar düzeyinde 9'uncusu düzenlenen Hükümetlerarası Katılım Konferansında AB tarafını İspanya Dışişleri Bakanı Miguel Angel Moratinos ve AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle temsil etti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İspanya, 6 ay önce dönem başkanlığını devraldığında Türkiye ile 4 fasıl açmak istediğini duyururken, bazı üye ülkelerin siyasi engellerini aşamayınca en azından bir fasıl açabilmek için büyük çaba gösterdi. İspanya, gıda güvenliği faslında açılış kriterlerini karşılamasının adından AB üyelerinin fasıl açılışına onay vermesi için normalde birkaç ay uzayan süreci 10 güne kadar indirerek adeta rekor hıza ulaştı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Faslın açılışının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Bağış, "Türkiye'nin AB'ye katılması durumunda bunun kendilerine bazı maliyetler getireceğini düşünen ülkeler varsa, onların Türkiye'yi AB'nin dışında bırakmanın maliyetlerini de hesap etmesinin vaktinin geldiğine inanıyorum" dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Belçika dönem başkanlığında da açılacak fasıllar bulunduğunu belirten Bağış, İspanya'nın açılması için büyük çaba sarf ettiği ve epey mesafe aldığı eğitim ve kültürle enerji fasıllarının, Belçika dönem başkanlığında açılmasını talep etti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Egemen Bağış, Kıbrıs sorunu nedeniyle artık müzakerelerin duracağı endişesi taşımadığını da vurgulayarak, şunları söyledi:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;"Çünkü Kıbrıs'ta garantör ülkelerden biri olan ve adada askeri üssü ve askerleri bulunan İngiltere AB'ye üye olurken Kıbrıs sorunu vardı. Diğer bir garantör ülke olan Yunanistan üye olurken de Kıbrıs sorunu vardı. Kıbrıs'ın kendisi üye olurken de bu soru vardı. Bunların üyeliği için bir engel teşkil etmeyen Kıbrıs sorununu, Türkiye'nin AB üyeliği için engelmiş gibi göstermeyi hiçbir vicdan kabul etmez."&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak: AA&lt;/P&gt;</description>
        </item></channel>
  </rss>
